<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilig.Org &#187; abd</title>
	<atom:link href="http://bilig.org/etiket/abd/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bilig.org</link>
	<description>Gerçek Sizi Özgür Kılacak</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Jan 2010 17:27:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>İşte ABD&#8217;nin Yeni İşgal Planı</title>
		<link>http://bilig.org/iste-abdnin-yeni-isgal-plani.html</link>
		<comments>http://bilig.org/iste-abdnin-yeni-isgal-plani.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 20:48:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[charter cities]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi nobeli]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[İşte ABD'nin Yeni İşgal Planı]]></category>
		<category><![CDATA[kiralık kentler]]></category>
		<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[nobel]]></category>
		<category><![CDATA[paul pomer]]></category>
		<category><![CDATA[yeni büyüme kuramı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1849</guid>
		<description><![CDATA[ABD Küba, Irak, İran, Afganistan&#8217;da savaşla ve bir çok ülkede askeri darbelerle başaramadığını anlamış olacak ki, şimdi de yoksul ülkeleri işgal etmek için daha farklı yollara başvuruyor.
Yoksul ülkeler ve metropolleri icin uygulanmak istenen senaryo aslında Haiti&#8217;nin deprem nedeniyle yaşadağı büyük yıkımdan sonra sürekli gündemde. Haiti&#8217;nin işgal edilip yönetimin sömürgecilerin eline geçirilmesi. Ama artık alan genişletiliyor.
Sömürgeci [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/iste-abdnin-yeni-isgal-plani.html/paul-romer" rel="attachment wp-att-1850"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/Paul-Romer.jpg" alt="" title="Paul Romer" width="175" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1850" /></a>ABD Küba, Irak, İran, Afganistan&#8217;da savaşla ve bir çok ülkede askeri darbelerle başaramadığını anlamış olacak ki, şimdi de yoksul ülkeleri işgal etmek için daha farklı yollara başvuruyor.</p>
<p>Yoksul ülkeler ve metropolleri icin uygulanmak istenen senaryo aslında Haiti&#8217;nin deprem nedeniyle yaşadağı büyük yıkımdan sonra sürekli gündemde. Haiti&#8217;nin işgal edilip yönetimin sömürgecilerin eline geçirilmesi. Ama artık alan genişletiliyor.</p>
<p>Sömürgeci aktörler Ekonomi Nobel’ine yıllardır aday gösterilen bir ABD’li iktisatçıyı yeni oyunun senaristi olarak cepheye yolluyor.</p>
<p><strong>Paul Romer</strong></p>
<p>1990 yılından itibaren ekonomi camiasında büyük ilgi gören neoklasik <strong>&#8220;Yeni Büyüme Kuramın&#8217;nın&#8221;</strong> fikir babası.</p>
<p>Romer şimdilerde yoksulluğa karşı savaş açma ve dünyanın aşırı derecede artan nüfusunun önüne geçme bahanesiyle gelişmekte olan ülkeleri ve metropollerini işgal etmeyi öneriyor. Romer&#8217;in senaryosunun ismi <strong>&#8220;Charter Cities&#8221;</strong> (www.chartercities.org).</p>
<p><strong>&#8220;Kiralık Kentler&#8221;</strong></p>
<p>Peki, senaryo nasıl gerçekleştirilecek?</p>
<p>Gelişmekte olan ülke boş bir arazi tahsis ediyor. Bir (örneğin Almanya) veya birkaç sanayileşmiş ülke (örneğin İngiltere, Fransa ve ABD) kuruluş anlaşmasını hazırlıyor. Bu anlaşmayla boş arazi üzerinde kurulacak şehir icin koşullar belirleniyor. Yani toprak yoksul ülkelerden kanunlar ise zengin ülkelerden. Bir ülkenin geleceği yasal, siyasal ve iktisadi koşullara bağlı olduğuna göre, bundan sonra bu ülke yeni yöneticilerin desteğiyle kendiliğinden gelişecektir, diyor Romer.</p>
<p>Romer&#8217;in Nobel Ödülü’ne layık görülen Büyüme Modeli&#8217;nin içeriği çok basit: Sermayeyi bilgiyle birleştirip büyüme hızını arttırmak.</p>
<p>Ama ya sermaye yoksa? Ya bilgi yoksa?</p>
<p>İşte tam o zaman <strong>&#8220;Charter Cities&#8221;</strong> modeli giriyor işin içine. Sermayesi ve bilgisi olmayan ülkelerin imdadına ikisinden de fazlasıyla olan zengin ülkeler koşuyor. Ve yoksulluk ve ümitsizlik içinde tam da batmaya hazır olan ülke kiralanarak kurtarılıyor.</p>
<p>Hong Kong kiralık şehir icin örnek gösteriliyor. Hong Kong adası İngilizler tarafından 1841&#8242;de işgal edilmiş, 1997 tarihinde tekrar Çin Halk Cumhuriyet’ine devredilimişti. Paul Romer’e göre sömürgecilik olmasaydı Hong Kong asla bu denli gelişemez, geçmişin kapalı ekonomisi Çin Halk Cumhuriyeti Piyasa Ekonomosi&#8217;ne geçemezdi.</p>
<p>Romer&#8217;in gözardı ettiği üç noktaya da biz değinelim:</p>
<p><strong>Birincisi:</strong> Yoksul ve gelişmekte olan ülkeleri kurtarmak icin ille de toprak kiralamak gerekmiyor. Silah satmayın. Asker göndermeyin. Ülkelerin kaynaklarından elinizi çekin. şimdiye dek sömürerek kaçırdığınız paraları bu ülkelere iade edin. Etnik grupları birbirine kışkırtmayın. Siyasetçilere komplo düzenlemeyin. Anlayacağınız, gölge etmeyin yeter.</p>
<p><strong>İkincisi:</strong> Honk Kong’u sömürgecilik kurtardı diyelim. Ya bir türlü durulmayan Afrika ülkelerine ne diyeceksiniz? Oranın toprakları zaten büyük petrol şirketlerinizin elinde, pırlanta, elmas ve altın sayesinde elde edilen paralar doğrudan sizin cebinize akıyor, bu kıtanın ülkelerine yerleştirdiğiniz diktatörleri zaten istediğiniz gibi kullanıyorsunuz.</p>
<p><strong>Üçüncüsü:</strong> İnsan faktörü. Savaş ve farklı yayılmacı oyunlara rağmen işgal edilemeyen ülkelerin insanları, ülkelerinin satılmasına büyük bir ihtimalle yine göz yummayacaktır. Çaresiz de kalsa, ümitsiz de olsa.</p>
<p>Paul Romer’e buradan önerimiz. Gidin &#8220;Kiralık Kent&#8221; senaryosundan Holywood’da hoş bir bilim kurgu filmi çıkarın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/iste-abdnin-yeni-isgal-plani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AKP&#8217;nin İsrail&#8217;le Gerilimi Ne Kadar Gerçek</title>
		<link>http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html</link>
		<comments>http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 20:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[1 milyon müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[12 bin tekel işçisi]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[AKP'nin İsrail'le Gerilimi Ne Kadar Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan yahudi komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[bop]]></category>
		<category><![CDATA[davos]]></category>
		<category><![CDATA[davut boynuzu]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[heron]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[one minute]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi cesaret ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi ulusal güvenlik enstitüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1837</guid>
		<description><![CDATA[Gazze’deki çocuklar için İsrail’le fırtınalar koparan iktidarın, ne Irak’ta ölen 1 milyon Müslüman’ı, ne Afganistan’da ölen binlerce çocuğu ve ne de Ankara’nın göbeğinde yaşam mücadelesi veren 12 bin Tekel işçisini hiçe saymış olmasını nasıl yorumlamalıyız?
AKP’nin 3 Kasım seçimleri öncesinde, 16 Temmuz 2002 tarihli ABD ziyaretinde Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü JINSA temaslarıyla iktidar vizesi garantilemesini nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek" rel="attachment wp-att-1838"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.jpg" alt="" title="akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek" width="175" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1838" /></a>Gazze’deki çocuklar için İsrail’le fırtınalar koparan iktidarın, ne Irak’ta ölen 1 milyon Müslüman’ı, ne Afganistan’da ölen binlerce çocuğu ve ne de Ankara’nın göbeğinde yaşam mücadelesi veren 12 bin Tekel işçisini hiçe saymış olmasını nasıl yorumlamalıyız?</p>
<p>AKP’nin 3 Kasım seçimleri öncesinde, 16 Temmuz 2002 tarihli ABD ziyaretinde Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü JINSA temaslarıyla iktidar vizesi garantilemesini nasıl değerlendirmeliyiz?</p>
<p>Hele de Erdoğan’ın Ocak 2004’teki ABD ziyareti sırasında Amerikan Yahudi Komitesi’nden “cesaret ödülü” olan “Davut Boynuzu”nu almasını nasıl anlamalıyız? Ki bu ödülü alan tek Müslüman’ın Tayyip Erdoğan olduğunu da düşünürsek…</p>
<p>Bitmedi… Ya Erdoğan’ın, Suriye sınırındaki mayınlı arazileri 49 yıllığına İsrail’e vermesine tepki gösterenleri “Yahudi düşmanlığı” ile suçlamasına ne demeliyiz? Üstelik bu alışveriş, tam da Davos’ta yaşanan “one minute” dramasından hemen sonra olmuşken…</p>
<p>Tüm bunlara rağmen Erdoğan, son bir yılda İsrail ile tam 3 büyük kriz yaşadı… İlki Davos’taki “one minute” kriziydi. Ardından İsrail’den Anadolu Kartalı tatbikatına katılmaması istendiğinde ortaya çıkan krizdi. Son olarak da İsrail’in Kurtlar Vadisi dizisine tepki göstermesi ve hemen sonrasında büyükelçimizi alçakta oturtmasıyla günışığına çıkan üçüncü krizdi…</p>
<p>Her üç krizin de ortak paydası Gazze’ydi; yani AKP hükümetinin açıktan İsrail’in Gazze operasyonlarına tepki göstermesiydi.</p>
<p><strong>Model Ortaklık</strong></p>
<p>Peki, gerçekte olan biten neydi?<br />
AKP’nin gerçek İsrail tutumunu analiz edebilmek için öncelikle şu gelişmeleri saptamamız gerekiyor:</p>
<p><strong>1.</strong> Washington, dünya çapındaki siyasal-askeri-ekonomik zorunluluk nedeniyle, Bush dönemindeki Irak merkezli Büyük Ortadoğu Projesi’ni, Obama döneminde Afganistan-Pakistan merkezli Büyük Ortadoğu Projesi’ne revize etti. Washington bu değişim gereği Bush dönemi açıktan dile getirdiği “düşman İslam” söylemini, Obama döneminde “ortak İslam” söylemine çevirdi.</p>
<p><strong>2.</strong> Washington Ortadoğu için şu kriterlerin sağlanmasını başarı olarak saptadı:</p>
<p><em><strong>a.</strong></em> Irak’ın kuzeyinde kurulacak Kürt Devleti’nin yaşaması, Türkiye’nin himaye etmesine bağlıdır.</p>
<p><em><strong>b.</strong></em> İran’ı kuşatmanın anahtarı Türkiye’dir. (Ki Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak, Suriye ve Lübnan ile Ortadoğu Birliği kurarak İran’ı yalnızlaştırma gayretindedir)</p>
<p><em><strong>c.</strong></em> ABD’nin sorunlu olduğu Ortadoğu ülkelerini ehlileştirme görevini Türkiye üstlenmelidir. Türkiye bu amaçla, ehlileştirilecek Arap Devletleri’nin karşıt olduğu İsrail’e karşı “kontrollü” konumlanmalıdır. “Düşman İslam” politikası için İsrail neyse, “Ortak İslam” politikası için de Türkiye o anlama gelmektedir.</p>
<p><em><strong>d.</strong></em> Türkiye’nin bu görevleri üstlenebilmesi AKP’nin Türk devletine tam hakimiyetine bağlıdır. Bu hedeflerin önünde direnen TSK ve Ulusal Kuvvetler etkisiz hale getirilmelidir.</p>
<p>ABD’nin bizzat Obama’nın ağzından Türkiye’yi “model ortak” ilan etmesinin esbabı mucibesi bu hedeflerdir. Washington, Müslüman kimlikli AKP ve Türkiye ile Ortadoğu’yu daha iyi biçimlendireceğini hesaplamaktadır.</p>
<p><strong>Brzezinski: “İran’a saldırırsa, ABD İsrail uçaklarını vurmalı”</strong></p>
<p>Kaldı ki Washington bu değişimi en somut biçiminde dile de getirdi.</p>
<p>Washington’un politikalarına yön veren, Obama döneminde yeniden zirveye yerleşen, ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brezezinski, İsrail’in İran’a saldırma olasılığının konuşulduğu günlerde çok çarpıcı bir açıklama yaptı: “Eğer İsrail savaş uçakları, Irak hava sahasını kullanıp İran’a saldırırsa ABD savaş uçakları havalanıp onlarla savaşmalı. İsrail’in uçakları tepemizde uçarken oturup seyredecek miyiz, onlara bu hakkı vermeme konusunda ciddi olmalıyız. Kimse bunu istemez ama Liberty vakasının tersi olabilir”. <strong>(Milliyet, 24 Eylül 2009)</strong></p>
<p>Yine Brezezinski, İsrail’in Haaretz gazetesine daha önce yaptığı çok önemli bir açıklamada da şunu söylemişti: “Amerika’nın İran’a saldırı olasılığı konusunda İsrail hükümetine vereceğim tek tavsiye, bu işe karışmamaları olur. ABD İran’a saldırmayacak çünkü saldırırsa bu felaket getirir!” <strong>(Haaretz, 8 Aralık 2008)<br />
</strong><br />
Brezezinski’nin çıkışı, Erdoğan’ın İsrail “karşıtı” tutumunun somut ipucudur. Çünkü Erdoğan’ın BOP eşbaşkanlığı görevi, Washington eksenli politikaları uygulamasını gerektirir! Kaldı ki İsrail de bu durumun farkındadır. İsrail gazetesi Haaretz AKP’yle ikinci krizin ardından, ABD’nin yönelimine işaret eden analizler yayımladı: “Türkiye’nin değişen tavrı, İsrail’le ilişkilere çok önem vermeyen Obama’nın iktidara gelmesinin bir sonucudur”. <strong>(Vatan, 16 Ekim 2009)</strong></p>
<p>Yaşananların gerçekte ne olduğunu aslında itiraf edenlerden biri de AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’tı. İsrail’le krizi şu veciz sözlerle yorumlamıştı Yakış: “Temelde kayma yok, ince ayar var”. <strong>(Kanal D, 32. Gün, 15 Ekim 2009)</strong></p>
<p><strong>Cemaat İsrail’i Savundu</strong></p>
<p>Aslında “dincilerimiz” ne Filistin’i düşünüyor ne de Gazze’de ölen çocukları…<br />
Örneğin cemaatin yayın organı olan Zaman gazetesi bakın nasıl savunuyor İsrail’i ve nasıl da tepki gösteriyor Filistin’e: “İsrail’in Gazze’ye yönelik olarak gerçekleştirdiği ‘Dökme Kurşun’ adlı saldırısının ana amacı roket ve havan ateşine son vermekti. Roket ve havan ateşi ne saldırı sırasında ne de sonrasında durdu. Ateşkesten bu yana Gazze’den İsrail’in güneyine yönelik çok sayıda roket ve havan atıldı. Bu durum, saldırının üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen halen de devam ediyor. Nitekim, en son olarak geçen Perşembe günü Gazze’den atılan 10 havan mermisi, bir Kassem roketi ile Cuma gecesi 2 Kassem roketi İsrail topraklarına düşmüş bulunuyor. Bu da tabii, bizde söylenenlerin aksine Gazze’den yapılan Kassem ve havan atışlarının hiç durmadığını açıkça ortaya koyuyor”. <strong>(Fikret Ertan’ın 10 Ocak 2010 tarihli makalesi)</strong></p>
<p>Müslüman dayanışmasının lafta olduğunu gösteren bu “analiz” o kadar çok beğenildi ki, Yahudi cemaatinin yayın organı Şalom bu yazıya sayfalarında yer verdi.</p>
<p>Ki asıl olan da bu yaklaşımdır.<br />
Zaten Başbakan Erdoğan, 17 Ocak günü Birleşik Arap Emirlikleri’ne giderken İsrail’le krize değinerek ne dedi: “Biz bu olayı daha fazla ileri taşımayı düşünmüyoruz”!<br />
Üstelik İsrail Savunma Bakanı Barak’ın ziyaretiyle “Heron” insansız hava araçlarının tedarikinde yaşanan pürüzler de ortadan kalktı. 10 adet Heron nisan ayına kadar Türkiye’ye teslim ediliyor!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD, İran&#8217;ı Bombalasa</title>
		<link>http://bilig.org/abd-irani-bombalasa.html</link>
		<comments>http://bilig.org/abd-irani-bombalasa.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 18:15:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[akp hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[CNN Muhabiri Christiane Amanpour]]></category>
		<category><![CDATA[David Petraeus]]></category>
		<category><![CDATA[fethullah gülen]]></category>
		<category><![CDATA[habertürk]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[İran'ı Bombalasa]]></category>
		<category><![CDATA[Sabah]]></category>
		<category><![CDATA[Star]]></category>
		<category><![CDATA[taraf]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de bulunan ABD üsleri]]></category>
		<category><![CDATA[yeni şafak]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1779</guid>
		<description><![CDATA[ABD Merkez Karargah Komutanı General David Petraeus’un dün (10 Ocak 2009) CNN Muhabiri Christiane Amanpour’la yaptığı söyleşide yaptığı bazı açıklamalar kimi gazetelerin internet sitelerinden flaş haber olarak girdi. Flaş olarak verilen haberden İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin çıkmaza girmesinden dolayı ABD’nin İranı bombalayabileceği anlaşılıyordu.
Ancak, Amerikalı generalin açıklamasının bir savaş tehdidi olmadığını değerli Odatv okuyucularıyla paylaşmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/abd-irani-bombalasa.html/abd-irani-bombalasa" rel="attachment wp-att-1780"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/abd-irani-bombalasa.jpg" alt="" title="abd-irani-bombalasa" width="175" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1780" /></a>ABD Merkez Karargah Komutanı General David Petraeus’un dün (10 Ocak 2009) CNN Muhabiri Christiane Amanpour’la yaptığı söyleşide yaptığı bazı açıklamalar kimi gazetelerin internet sitelerinden flaş haber olarak girdi. Flaş olarak verilen haberden İran’ın nükleer programıyla ilgili müzakerelerin çıkmaza girmesinden dolayı ABD’nin İranı bombalayabileceği anlaşılıyordu.</p>
<p>Ancak, Amerikalı generalin açıklamasının bir savaş tehdidi olmadığını değerli Odatv okuyucularıyla paylaşmak isterim.</p>
<p>Bilindiği üzere, İsrail İran’ın nükleer programınının ulusal varlığına yönelen en önemli tehdit olarak görüyor. CNN Muhabiri Amanpour kendini ciddi bir tehdit altında gören İsrail’in İran’ın nükleer programını sürdürdüğü tesislere saldıracağına dair dedikodular hakkında General Petraeus’un görüşünü sordu . General Petreaus ise bu konuda yorum yapmamayı tercih etti.</p>
<p>Öte yandan söz konusu tesislerin vurulabilir olup olmadığı tartışmaya açıldığında Genereal Petraeus İran’ın tesislerini güçlendirdiğini ve yeraltı tünelleriyle geliştirdiğini ancak tesislerin bombalamaya karşı korumasız olmadığını ve “onların kesinlikle bombalanabileceğini” söyledi. İşte bu tırnak içerisindeki ifade bazı gazetelerin dış haber servislerinde ABD’nin İran’ı bombalayabileceği şeklinde verildi.</p>
<p>Oysa söyleşide General Petraeus Amerika’nın İran’ın nükleer programına ilişkin acil planlarının bulunduğunu söylese de sorunun çözüme ulaşması için diplomatik yolların sonuna kadar zorlanması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Zaten ABD’nin İran gibi bölgesel bir güce karşı merkez karargah komutanı üzerinden bir savaş tehdidini dillendirmesi düşünmek safdillik olur. Petraeus’un açıklaması bir komutanın ordusunun kapasitesine ve kabiliyetine olan güvenini dile getirmesinden başka bir şey değildir.</p>
<p>Velev ki Petraeus’un açıklaması doğru olsun!</p>
<p>Bu senaryo bağlamında bazı soruların cevabını da öğrenmek isterdim. ABD İran’ı bombalamaya karar verse:</p>
<p><strong>a-</strong> AKP Hükümeti Türkiye’de bulunan ABD üslerinden ABD’nin saldırı düzenlenmesine izin verir miydi?</p>
<p><strong>b-</strong> Fethullah Gülen Bey böyle bir bombalamayı İslam dünyası ve ABD açısından nasıl yorumlardı?</p>
<p><strong>c-</strong> Sabah, Star, Habertürk, Yeni Şafak, Zaman, Taraf gazetelerinin manşetleri ne olurdu?</p>
<p><strong>d-</strong> İtibarsızlaştırılma ve yıpratılma sürecindeki Türk ordusunun ulusal güvenlikteki rolü ne olurdu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/abd-irani-bombalasa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gladyo’yla Hesaplaşan Devrimciyi ‘Gladyo’ İlan Ettiler!</title>
		<link>http://bilig.org/gladyo%e2%80%99yla-hesaplasan-devrimciyi-%e2%80%98gladyo%e2%80%99-ilan-ettiler.html</link>
		<comments>http://bilig.org/gladyo%e2%80%99yla-hesaplasan-devrimciyi-%e2%80%98gladyo%e2%80%99-ilan-ettiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 16:44:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zamanın Ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[alparslan türkeş]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığ]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon davası]]></category>
		<category><![CDATA[gladyo operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Gladyo'yla Hesaplaşanda Onlar Oldu]]></category>
		<category><![CDATA[Gladyo’yla Hesaplaşan Devrimciyi ‘Gladyo’ İlan Ettiler!]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Kore Tugay'ını Kaldıran 27 Mayıs Oldu]]></category>
		<category><![CDATA[Kuyruklu Yalanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Nazlı Ilıcak'sız Yalan Olmaz!]]></category>
		<category><![CDATA[ÖHD]]></category>
		<category><![CDATA[özel harp]]></category>
		<category><![CDATA[Radikal]]></category>
		<category><![CDATA[seferb]]></category>
		<category><![CDATA[silivri]]></category>
		<category><![CDATA[stay behind]]></category>
		<category><![CDATA[Suphi Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[tolga akıner]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[TSK Düşmanlığının Başını Gladyo Çekiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Sunalp]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1734</guid>
		<description><![CDATA[Ergenekon Davası nedeniyle Silivri’de tutuklu bulunan Hikmet Çiçek Seferberlik Bölge Başkanlığı&#8217;nda yapılan aramalar sonrası yandaş medyada Seferberlik Tetkik Kurulu’na ilişkin yazılan yanlış haberleri irdeleyen bir yazı yazdı.Çiçek’in yazısını aynen yayınlıyoruz:
&#8220;Gladyo’yla hesaplaşan devrimciyi ‘gladyo’ ilan ettiler!
Önce 27 Aralık 2009 günlü Radikal’den Tolga Akıner’in “STK adı 6-7 Eylül’e de karıştı Kıbrıs’a da” başlıklı, sözümona Seferberlik Tetkik Kurulu’nu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/gladyo%e2%80%99yla-hesaplasan-devrimciyi-%e2%80%98gladyo%e2%80%99-ilan-ettiler.html/gladyo%e2%80%99yla-hesaplasan-devrimciyi-%e2%80%98gladyo%e2%80%99-ilan-ettiler-2" rel="attachment wp-att-1735"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/Gladyo’yla-Hesaplaşan-Devrimciyi-‘Gladyo’-İlan-Ettiler.jpg" alt="" title="Gladyo’yla Hesaplaşan Devrimciyi ‘Gladyo’ İlan Ettiler!" width="200" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1735" /></a>Ergenekon Davası nedeniyle Silivri’de tutuklu bulunan Hikmet Çiçek Seferberlik Bölge Başkanlığı&#8217;nda yapılan aramalar sonrası yandaş medyada Seferberlik Tetkik Kurulu’na ilişkin yazılan yanlış haberleri irdeleyen bir yazı yazdı.Çiçek’in yazısını aynen yayınlıyoruz:</p>
<p><strong>&#8220;Gladyo’yla hesaplaşan devrimciyi ‘gladyo’ ilan ettiler!</strong></p>
<p>Önce 27 Aralık 2009 günlü Radikal’den Tolga Akıner’in “STK adı 6-7 Eylül’e de karıştı Kıbrıs’a da” başlıklı, sözümona Seferberlik Tetkik Kurulu’nu anlatan haberinden bir alıntı yapalım:<br />
“1948’de ABD’ye ‘özel harp’ kurumları ve ‘stay behind’ olarak adlandırılan strateji eğitimi için gönderilen 16 subay, ‘Özel Kuvvetler’in resmi çekirdeğini oluşturmuştu. Bu subayların arasında Karabelen’in yanı sıra, Turgut Sunalp, Ahmet Yıldız, Alparslan Türkeş, Suphi Karaman ve Fikret Ateşdağlı gibi isimler de yer aldı. İlk icraatı Kore’ye asker gönderme işlerinin organizasyonu oldu.”</p>
<p><strong>Nazlı Ilıcak&#8217;sız Yalan Olmaz!</strong><br />
Bir gün sonra Nazlı Ilıcak “Kara kutu aralanıyor” başlıklı yazısında benzer iddiaları tekrar etti (Sabah, 28 Aralık 2009):<br />
“1948’de ABD’ye ‘özel harp kurumları ve strateji eğitimi’ için gönderilen 16 subayın STK’nın resmi çekirdeği olduğu belirtiliyor. Bu subaylar arasında Karabelen’in yanı sıra Turgut Sunalp, Ahmet Yıldız, Alparslan Türkeş, Suphi Karaman, Mucip Ataklı, Refik Tulga da bulunuyordu. Adı geçenlerin, isimlerinin daha sonra darbelerle birlikte anılması sadece bir tesadüf olabilir mi?”</p>
<p><strong>Kuyruklu Yalanlar</strong><br />
27 Mayıs Devrimi önderlerinden, Milli Birlik Komitesi üyesi, Tabii Senatör ve İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suphi Karaman’ı 1948 yılında ABD’de özel harp eğitimi gören bir kontrgerilla elemanı gibi gösteren kuyruklu yalanlar Ecevit Kılıç’ın “Özel Harp Dairesi” adlı kitabıyla başladı. (Günce Yayıncılık, Ekim 2007)<br />
Büyük devrimci Suphi ağabeyin yaşam öyküsünü neredeyse yıl yıl bilebildiğimiz halde gene de soralım dedik. En yakınına, oğlu Suay Karaman’a sorduk:<br />
“1948 yılında Suphi Karaman, ABD’de askeri eğitim gördü mü?”<br />
Suay Karaman “Hayır” dedi. “Ne 1948, ne de bir başka yıl. Babam, hiçbir zaman ABD’ye gitmedi!”</p>
<p><strong>TSK Düşmanlığının Başını Gladyo Çekiyor</strong><br />
Gladyo’ya yeni bir tarih, yalan ve sanal bir “tarih” üretilmeye çalışılıyor. Küçük bir araştırmayla Karaman’ın ya da diğer bazı 27 Mayısçıların ABD’de eğitim görmedikleri anlaşılabilirdi. Ama bu yapılmıyor, 27 Mayıs, “Gladyo darbesi”ne dönüştürülüyor.<br />
Geçmişte kontrgerilla avukatlığını yapanlar şimdi ÖHD, STK yaygarası koparıyor, malum baskını alkışlıyor. Bunların amacı bu karanlık örgütü ortaya çıkarmak değil, Silahlı Kuvvetler düşmanlığıdır.</p>
<p><strong>Kore Tugay&#8217;ını Kaldıran 27 Mayıs Oldu</strong><br />
Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesi bir ÖHD “icraatı” değil, Demokrat Parti hükümetinin Türkiye’nin NATO’ya kabul edilmesi için ABD’ye verdiği büyük bir ödündür. Türkiye’nin ABD’nin çıkarları uğruna denizaşırı bir ülkede evlatlarını kaybetmesine karşı çıkan Türk Ordusu olmuştur.<br />
Devrim’den üç gün sonra 30 Mayıs 1960’ta Kore’deki Türk Tugayı’nın görevine son verilmiştir. Milli Birlik Komitesi’nin bu kararını Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’in imzalaması için Çankaya Köşkü’ne götüren de Suphi Karaman’dır. Karaman’ın deyişiyle “İhtilal sadece buna bile değmiştir.”</p>
<p><strong>Gladyo&#8217;yla Hesaplaşanda Onlar Oldu</strong><br />
Özel Harp Dairesi, MİT (o zamanki adıyla MAH) ve Emniyet içindeki Amerikancı çekirdek ile bir başka deyişle “Menderes’in Gestaposu” ile mücadele eden de 27 Mayısçılar oldu. Ordu, MİT ve Emniyet içinde büyük bir temizlik yapıldı. ÖHD’nin Başkanı Tümgeneral Daniş Karabelen, başkan yardımcısı, kurmay başkanı ve bu kurumda görev yapan ondan fazla subay emekli edildi.<br />
Tıpkı Ergenekon “dalgaları” gibi, Genelkurmay’ın en önemli karargâhında yapılan bilmem kaçıncı aramada Gladyo aranmıyor. Tam tersine bu baskının kendisi bir Gladyo operasyonudur. &#8220;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/gladyo%e2%80%99yla-hesaplasan-devrimciyi-%e2%80%98gladyo%e2%80%99-ilan-ettiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erdoğanın Cumhurbaşkanı Olması Neye Bağlı?</title>
		<link>http://bilig.org/erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli.html</link>
		<comments>http://bilig.org/erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 16:36:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[ab]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[alevi açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[başörtü açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[cem evleri]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Erdoğanın Cumhurbaşkanı Olması Neye Bağlı?]]></category>
		<category><![CDATA[gülen cemaati]]></category>
		<category><![CDATA[kürt açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[kürt siyasatçiler]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<category><![CDATA[yandaş medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1730</guid>
		<description><![CDATA[Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2009 yılında da Türk siyasal yaşamında önemli gelişmelere tanık olduk. Bunlar arasında en ses getireni hükümetin Kürt ve Alevi açılımıydı. Ancak, hükümetin açılımları yönetmeyi beceremediği konusunda genel bir görüş birliği var. Öyle ki yandaş medya yazarları bile hükümetin bu başarısızlığını kabul ediyor.
Konuya ilişkin bugüne dek yapılan analizlerde hükümetin başarısızlığını açıklayan iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli.html/erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli" rel="attachment wp-att-1731"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli.jpg" alt="" title="erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli" width="175" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1731" /></a>Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2009 yılında da Türk siyasal yaşamında önemli gelişmelere tanık olduk. Bunlar arasında en ses getireni hükümetin Kürt ve Alevi açılımıydı. Ancak, hükümetin açılımları yönetmeyi beceremediği konusunda genel bir görüş birliği var. Öyle ki yandaş medya yazarları bile hükümetin bu başarısızlığını kabul ediyor.</p>
<p>Konuya ilişkin bugüne dek yapılan analizlerde hükümetin başarısızlığını açıklayan iki argüman öne çıkıyor. İlk argümanı savunanlara göre, söz konusu açılımların ne içerdiği ve neyi hedeflediği konusunda hamasi sözlerden başka elle tutulur hiçbir şey olmadığı için başarısızlık kaçınılmadı. Örneğin Alevi açılımı sonucunda Cem Evleri resmen ibadethane olarak kabul edilip edilmeyeceğini veya Kürt açılımı sayesinde seçim barajının %5’e indirilerek Kürt siyasetçilerin dolambaçlı yollarla meclise girmesine son verilip verilmeyeceğini kimse bil(e)miyor.</p>
<p>İkinci argümana kullananlara göre, iki açılım da ABD ve AB gibi iki dış aktörün etkisiyle yapıldığından başarısızlık kaçınılmaz oldu çünkü açılımlarda yerel unsurlar dikkate alınmamıştı. AKP Hükümetinin Irak’tan çekilecek olan ABD’nin bölgesel güvenlik endişelerini sınırlandırmak için Kürt açılımını; AB ilerleme raporlarından iyi puan almak için de Alevi açılımını devreye soktuğu iddia edildi.</p>
<p>Sonuçta, Kürt açılımı iyi yönetilmediği için ülkede etnik gruplar arasındaki tansiyon had safhada. Alevi açılımı ise alevi dernekleri ve vakıfları arasında gerileme yol açtığı biliniyor. Başarısız olduğu kabul edilen bu açılımlara ve bunların yol açtığı oy kaybına rağmen hükümet ve AKP yönetiminden neden açılımların ısrarla devam edeceğine dair haberler okuyoruz?</p>
<p>Ne pahasına olursa olsun bu açılımlar sürdürülmek ve başarıya ulaştırılmak zorunda çünkü 2012’deki Cumhurbaşkanını halk seçecek. AKP’nin son genel kurultayında 2011’de son kez milletvekili adayı olacağını açıklamasının ardından Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına aday olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak siyaset uzmanları cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Erdoğan için çantada keklik olmadığını, ülkedeki kutuplaşmanın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçimlerinde %50 oy alma şansını zora sokacağını düşünüyorlar.</p>
<p>Bu nedenle Erdoğan Cumhurbaşkanı seçilebilmek için Kürt ve Alevi açılımlarını başarıya gerçekleştiren lider olarak seçimlere girip Kürtlerin ve Alevilerin oylarını almayı planlıyor. Kendisine Kürt açılımı nedeniyle mesafe koyması muhtemel muhafazakar ve milliyetçi seçmenin gönlünü de 2010’un ikinci yarısında başörtü açılımı ile almayı amaçlıyor.</p>
<p>Erdoğan açısından bir başka sıkıntı Gülen Cemaati&#8217;nin Abdullah Gül’ün ikinci kez aday olmasını destekleyen eğilimi. Ancak Gül’ün ikinci kez aday olması konusunda yasal açıklık olmaması nedeniyle cemaat bu eğilimi açıkça dillendirmiyor. Erdoğan, Türkiye’de önemli seçmen kitlesine sahip cemaatin desteğinin ABD’nin desteğine bağlı olduğunun farkında.</p>
<p>Konu hakkında bilgisine başvurduğumuz Washington’da görev yapan bir Ortadoğu Masası Uzmanı “Kürt açılımı ABD’nin bölgesel güvenliği açısından olmazsa olmaz değildir” değerlendirmesinde bulunarak Amerikan yönetiminin Erdoğan’a destek vermek şartlarını hatırlattı: Türk-İsrail gerginliğinin uzatılmaması, Ermenistan’la olan ilişkilerde somut adımlar atılması, İran yönetimine mesafe konulması ve Ruhban okulunun açılması.</p>
<p>Erdoğan ABD’nin öncelik verdiği dış politika sorunlarını makul bir çözüme kavuşturursa istediği desteği alacak. Böylece muhafazakar kesim, liberaller, belli bir milliyetçi seçmen, Kürtler, Aleviler ve Cemaat desteği ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerine girecek.</p>
<p>Bu gelişmeler ışığında 2010’da Türk dış politikasının hayli hareketli ve sancılı günlere gebe kalacağını söylemek mümkün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/erdoganin-cumhurbaskani-olmasi-neye-bagli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hedefte Neden Özel Kuvvetler Komutanlığı Var</title>
		<link>http://bilig.org/hedefte-neden-ozel-kuvvetler-komutanligi-var.html</link>
		<comments>http://bilig.org/hedefte-neden-ozel-kuvvetler-komutanligi-var.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Dec 2009 11:09:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[adnan menderes hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığ]]></category>
		<category><![CDATA[arınç]]></category>
		<category><![CDATA[cia]]></category>
		<category><![CDATA[çukurambar operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[kore]]></category>
		<category><![CDATA[milli kuvvet]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[Neden Hedefte Özel Kuvvetler Komutanlığı Var]]></category>
		<category><![CDATA[nejdet üruğ]]></category>
		<category><![CDATA[ökk]]></category>
		<category><![CDATA[özal]]></category>
		<category><![CDATA[özel harp dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[Özel Kuvvetler Komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[seferberlik tetkik kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[sovyet]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye himayesinde Kürdistan Planı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1659</guid>
		<description><![CDATA[Arınç’a suikast yalanının ardından basılan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın tarihi, aslında Çukurambar Operasyonu’nun da ne anlama geldiğini açıklıyor.
Önce basının bir yanlış ifadesini düzeltelim: Subayları gözaltına alınan ve kozmik odalarına girilen yer “Seferberlik Tetkik Kurulu” değil, “Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı”dır ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlıdır.
Seferberlik Tetkik Kurulu, Türkiye’nin NATO’ya girmesinin bir sonucu olarak doğdu. Üye ülkeleri NATO [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-1661" href="http://bilig.org/hedefte-neden-ozel-kuvvetler-komutanligi-var.html/tsk"><img class="alignleft size-full wp-image-1661" title="tsk" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/tsk.jpg" alt="" width="175" height="175" /></a>Arınç’a suikast yalanının ardından basılan Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın tarihi, aslında Çukurambar Operasyonu’nun da ne anlama geldiğini açıklıyor.</p>
<p>Önce basının bir yanlış ifadesini düzeltelim: Subayları gözaltına alınan ve kozmik odalarına girilen yer “Seferberlik Tetkik Kurulu” değil, “Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı”dır ve Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlıdır.</p>
<p>Seferberlik Tetkik Kurulu, Türkiye’nin NATO’ya girmesinin bir sonucu olarak doğdu. Üye ülkeleri NATO aracılığıyla denetime alacak ABD’nin biricik NATO içi aygıtı üye ülkelerde kuracağı bu yapılardı. İşte Seferberlik Tetkik Kurulu da, NATO’ya üye ülkelerle eşzamanlı olarak 27 Eylül 1952 yılında Yüksek Savunma Kurulu kararıyla kuruldu. Kurul bizzat Amerikan Askeri Yardım Heyeti’nin binasında faaliyet gösterdi. Kurul’un kuruluşuna imza atan Başbakan Adnan Menderes ve Milli Savunma Müsteşarı Org. Salih Coşkun’du. İlk Başkanlığını Kore’de çarpışan Korgeneral Daniş Karabelen’in yaptığı Kurul’un çekirdek kadrosunu Kore’den dönen ve Gayrı Nizami Harp Stratejisi’ni öğrenen subaylar oluşturdu. Giderlerini ABD’nin karşıladığı Kurul’a verilen görev anti-emperyalist, anti-Amerikancı bir rejim değişikliğini engellemek ve mevcut rejimi Sovyet tehdidi varsayımı üzerinden kontrol altında tutmaktı. Öyle ki; CIA ve Adnan Menderes hükümeti arasında imzalanan 1959 tarihli bir anlaşmada, “Gizli Ordu”nun “rejime kaşı iç ayaklanma durumunda” harekete geçirileceği belirtiliyordu.</p>
<p>Seferberlik Tetkik Kurulu’nun ismi 1965 yılında Özel Harp Dairesi oldu. Daire, ABD’nin kontrolünde uzun yıllar Kontrgerilla olarak hizmet verdi. Daire’nin resmi varlığı, 1974 yılında Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’ın Başbakan Ecevit’ten “acil bir ihtiyaç için” para istemesiyle ortaya çıktı. Ancak yapının varlığı 12 Mart’ta işkence gören Solcularca zaten öğrenilmişti! Özel Harp Dairesi ve Kontrgerilla varlığını 12 Eylül öncesi ve sonrasında da tüm ağırlığıyla sürdürdü.</p>
<p>Ancak 1980’lerin sonuna doğru TSK içinde, ABD’nin stratejik hedefleri konusunda fikir değişiklikleri oluşmaya başladı. Öyle ki, 1986 yılında ABD, şimdilerde uygulatmaya çalıştığı “Türkiye himayesinde Kürdistan Planı”nı Evren ve Özal’ın oluruyla Türk Ordusu’na da dayatmıştı. Evren ve Özal’ın, Ordu’nun kabul etmediği bir planı hayata geçirmesi mümkün değildi. Plan, Genelkurmay Başkanı Org. Nejdet Üruğ’un sert direnciyle karşılaştı ve engellendi. Bu tarih, Türk Ordusu’nun da NATO üyeliğini ve ABD ile ilişkilerini sorguladığı bir dönemin başlangıcı oldu. İşte bu süreçte, 1990 yılında Özel Harp Dairesi, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na dönüştürüldü, 1992’de de personeli yeniden yapılandırıldı. Bu sadece bir isim değişikliği değil, ABD ilişkilerinin sorgulandığı sürecin de somut bir sonucuydu. Öyle ki; Özel Kuvvetler Komutanlığı ile Daire ABD sultasından çıkarıldı! ÖKK, TSK’nın seçkin bir gücü olmanın ötesinde Milli Kuvveti oldu!</p>
<p>NATO ve ABD ilişkileriyle, ABD parasıyla, ABD eğitimiyle milletine karşı oluşturulmuş olan bir yapı, artık Milli Kuvvet’di… İşte bu tarihten itibaren ÖKK, ABD’nin hedefi haline geldi!</p>
<p>ÖKK’ya yönelik en sıcak ABD saldırısı 4 Temmuz 2003 tarihindeki “Çuval Operasyonu”ydu… Bugün Arınç’a suikast yapacağı iddiasıyla subayları gözaltına alınan, karargâhına baskın yapılan ÖKK, 4 Temmuz 2003’te de Peşmerge liderlerine suikast yapacağı iddiasıyla baskına uğramıştı! O gün, “karşılık verme” emriyle başına çuval geçirilen, kriptolarına el koyulan subayların, bugün de kozmik odalarına Terörle Mücadele Polisleri girmiştir!</p>
<p><strong>ABD, ÖKK’ya yönelik saldırılarını periyodik şekilde sürdürdü:</strong></p>
<p>Örneğin ÖKK, Gölbaşı’nda kendi yeri ve binası için çalışmaya başladığında da, yolsuzluk iddialarıyla saldırıya uğradı. Yapısı sivilleşen, içi boşaltılan, etkisi kısıtlanan Milli Güvenlik Kurulu’nun Toplumsal İlişkiler Başkanlığı’nı ÖKK bünyesine dahil etmek ve ÖKK’yı 2006 yılında tümen seviyesinden kolordu seviyesine çıkarmak da ABD’nin saldırganlığını artırdı.</p>
<p>ÖKK’ya yönelik giderek artan ve karargâhının basılması noktasına kadar varan saldırının en önemli nedenlerinden biri de Org. Büyükanıt’ın Genelkurmay Başkanlığı döneminde yapılan bir değişiklikti. Gayrı Nizami Harp tanımını değiştiren ÖKK, tanıma şu ifadeyi ekledi: “Düşmanın fiziki, ekonomik, psikolojik, siyasi vb. işgallerine maruz kalmış bir bölgede işgali ortaya çıkarmak, engellemek ve karşı tedbirleri uygulamak” Bu ifade yalnızca 50 yıldır NATO aracalığıyla ve Özel Harp Dairesi üzerinden denetlenen TSK’nın yaptığı bir tanım değişikliği değil aynı zamanda yeni sürece ilişkin tehdidin kaynağına yönelik bir durum saptamasıydı!</p>
<p>ABD, bölge politikalarını TSK’yı “ikna etmeden” hayata geçiremeyeceğinin farkında… TSK’yı sindirmenin en kritik mevzilerinden biri de Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bayrak dikmek!</p>
<p>Süreç daha da hızlanacak…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/hedefte-neden-ozel-kuvvetler-komutanligi-var.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bana Krokini Göster Sana Suçunu Söyleyeyim</title>
		<link>http://bilig.org/bana-krokini-goster-sana-sucunu-soyleyeyim.html</link>
		<comments>http://bilig.org/bana-krokini-goster-sana-sucunu-soyleyeyim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Dec 2009 18:41:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zamanın Ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[atabeyler operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Bana Krokini Göster Sana Suçunu Söyleyeyim]]></category>
		<category><![CDATA[bülent arınç]]></category>
		<category><![CDATA[el kaide]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[hayati özcan]]></category>
		<category><![CDATA[hikmet a]]></category>
		<category><![CDATA[hilmi özkök]]></category>
		<category><![CDATA[hizbut-tahrir]]></category>
		<category><![CDATA[ibrahim şahin]]></category>
		<category><![CDATA[incirlik üssü]]></category>
		<category><![CDATA[işçi partisi]]></category>
		<category><![CDATA[izmir şirinyer]]></category>
		<category><![CDATA[kroki]]></category>
		<category><![CDATA[krokicilik]]></category>
		<category><![CDATA[levent ersöz]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet ali şahin]]></category>
		<category><![CDATA[meryem ana evi]]></category>
		<category><![CDATA[sauna operasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[sofist]]></category>
		<category><![CDATA[sofist.org]]></category>
		<category><![CDATA[sözde arınç suikasti]]></category>
		<category><![CDATA[sözde ölüm kuyuları]]></category>
		<category><![CDATA[susurluk]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[umut kitabevi]]></category>
		<category><![CDATA[yandaş medya]]></category>
		<category><![CDATA[yarbay mustafa dönmez]]></category>
		<category><![CDATA[zekeriya öz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1627</guid>
		<description><![CDATA[Yandaş medyanın her zaman oynadığı bir oyun olan krokicilik, bu aralar &#8220;Sözde Arınç Suikastı&#8221; olayı ile Türkiye gündemine bu kavramını tekrar soktu. Bülent Arınç&#8217;ın evinin krokisi haberinden sonra şimdi de TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in evinin krokisinin bulunduğu iddiaları ortaya atıldı. Artık her “şüphelinin” evinden, cebinden, bilgisayarından bir kroki çıkmazsa, o olay bir nevi eksik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="attachment wp-att-1629" href="http://bilig.org/bana-krokini-goster-sana-sucunu-soyleyeyim.html/kroki"><img class="size-full wp-image-1629 alignleft" title="kroki" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/kroki.jpg" alt="" width="175" height="175" /></a>Yandaş medyanın her zaman oynadığı bir oyun olan krokicilik, bu aralar &#8220;Sözde Arınç Suikastı&#8221; olayı ile Türkiye gündemine bu kavramını tekrar soktu. Bülent Arınç&#8217;ın evinin krokisi haberinden sonra şimdi de TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in evinin krokisinin bulunduğu iddiaları ortaya atıldı. Artık her “şüphelinin” evinden, cebinden, bilgisayarından bir kroki çıkmazsa, o olay bir nevi eksik kalıyor.</p>
<p>Aslına bakılırsa, bu kroki meselesi Türkiye’nin gündemine en çok Ergenekon Davası kapsamında yapılan aramalarla gelmişti.</p>
<p>Bilig/Sofist.Org olarak Türkiye’nin son dönemlerde yatıp kalkığı krokilerin bir derlemesini araştırdık.</p>
<p>İşte Türkiye&#8217;nin krokilerle imtihanı…</p>
<p>- Bülent Arınç&#8217;a suikast iddiası haberlerinin baş misafiri krokilerdi. İddialara göre; TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in de evinin krokisi yapılan aramalarda ortaya çıkmıştı.</p>
<p>- Ergenekon Davası tutuklusu E. Tuğgeneral Levent Ersöz`ün evinden, Hilmi Özkök de dahil 2 bin kişinin telefon kaydı ve 2 &#8220;mühimmat&#8221; krokisi çıktığı iddia edildi.</p>
<p>- 2 Ekim 2007&#8242;de İzmir Şirinyer&#8217;de 1 kişinin ölümü, 11 kişinin de yaralandığı bombalı saldırının plan ve krokileri, Ergenekon&#8217;dan tutuklu Hayati Özcan çıktığı yazıldı.</p>
<p>- Gaziantep&#8217;te tutuklanan ve El Kaide&#8217;nin &#8220;iki numaralı ismi&#8221; olduğu öne sürülen Hikmet A&#8217;nın, özel ajandasında ABD&#8217;nin İncirlik Üssü&#8217;nün havadan çekilmiş görüntüleri çıktı.</p>
<p>- Yasadışı Hizbut-Tahrir örgütü militanlarından M.H.E&#8217;nin evinde yapılan aramalarda İzmir&#8217;in Selçuk İlçesinde bulunan Meryem Ana Evi&#8217;nin krokisi bulundu. Son derece kapsamlı hazırlandığı iddia edilen krokide her detaya yer verildiği görüldü.</p>
<p>- Ergenekon Davası çerçevesinde yapılan aramalarda Yarbay Mustafa Dönmez&#8217;in evindeki ajandada çok sayıda harita ve krokinin bulunduğu iddia edildi. Ve hatta yine ajanda da Başbakan Erdoğan&#8217;ın Ankara&#8217;daki evinin uydudan çekilmiş haritalarının olduğu, yazıldı.</p>
<p>- Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz&#8217;e kazıların &#8220;yanlış yerde yapıldığı&#8221; uyarısı geldi ve sözde ölüm kuyuları ortaya çıktı.</p>
<p>- Susurluk hükümlüsü ve Ergenekon Soruşturması tutuklusu Özel Harekat Dairesi Eski Başkanvekili İbrahim Şahin&#8217;in evinde bulunduğu belirtilen krokiler sonucu yapılan kazılarla silah, bomba ve mühimmata ulaşıldı. Şahin&#8217;in evinde ayrıca önemli alışveriş merkezlerine ait krokilerin de bulunduğu yazıldı.</p>
<p>- Ergenekon Davası kapsamında İşçi Partisi&#8217;nde yapılan aramada yine karşımıza krokiler çıktı. İddialara göre; söz konusu kroki Yargıtay binasına aitti.</p>
<p>- Atabeyler Operasyonu 2006 yılında gerçekleştirildi. Polisin yaptığı operasyonda bir ajandanın içinde Başbakan&#8217;ın oturduğu sokağın krokisinin çıktığı söylendi.</p>
<p>- Yine 2006 yılında yapılan Sauna Operasyonu&#8217;nda Ankara Etimesgut&#8217;taki askeri bölgelere ait olduğu söylenen krokiler ele geçirildi. Bununla birlikte birçok alışveriş merkezinin de krokisinin ele geçirildiği gündeme geldi.</p>
<p>- Şemdinli&#8217;de Umut Kitabevi’nin 2005 yılında bombalanması olayında da yine &#8220;krokiler&#8221; gündeme geldi. İddialara göre; bir jandarma aracında olayla ilgili krokiler ele geçirildiği iddia edildi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/bana-krokini-goster-sana-sucunu-soyleyeyim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fransa Kürdizmin Yeni Merkezi Mi?</title>
		<link>http://bilig.org/fransa-kurdizmin-yeni-merkezi-mi.html</link>
		<comments>http://bilig.org/fransa-kurdizmin-yeni-merkezi-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Dec 2009 12:06:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet türk]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Kouchner]]></category>
		<category><![CDATA[celal talabani]]></category>
		<category><![CDATA[erbil]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa Kürdizmin Yeni Merkezi Mi?]]></category>
		<category><![CDATA[fransa senatosu]]></category>
		<category><![CDATA[kürdizm]]></category>
		<category><![CDATA[kürt]]></category>
		<category><![CDATA[kürt hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey ırak]]></category>
		<category><![CDATA[le figaro]]></category>
		<category><![CDATA[mesud barzani]]></category>
		<category><![CDATA[miterand]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[sebahat tuncel]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1514</guid>
		<description><![CDATA[Fransa, uzun yıllar boyunca Kürt Hareketleri ile yakın ilişki kurdu. Özellikle Miterand döneminde Kürt hareketlerine destek verdi. Kuzey Irak’ın uçuşa yasak bölge ilan edilmesinde, Kuzey Iraklı grupların silahlanmasında Fransa’nın rolü büyüktü.
ABD’nin bölgesel etkinliğinin artması ile Fransa’nın yerini ABD aldı.
Ancak Bush yönetiminin ardından gelen Obama yönetimi Kuzey Irak Kürtleri’ne henüz bekledikleri güveni veremedi. Irak merkezi yönetimi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-1516" title="kürdizm" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/kürdizm.jpg" alt="kürdizm" width="175" height="175" />Fransa, uzun yıllar boyunca Kürt Hareketleri ile yakın ilişki kurdu. Özellikle Miterand döneminde Kürt hareketlerine destek verdi. Kuzey Irak’ın uçuşa yasak bölge ilan edilmesinde, Kuzey Iraklı grupların silahlanmasında Fransa’nın rolü büyüktü.</p>
<p>ABD’nin bölgesel etkinliğinin artması ile Fransa’nın yerini ABD aldı.</p>
<p>Ancak Bush yönetiminin ardından gelen Obama yönetimi Kuzey Irak Kürtleri’ne henüz bekledikleri güveni veremedi. Irak merkezi yönetimi ile beraber karar almayı teşvik eden yeni ABD yönetimi, yakın zamanda Irak’tan askerlerini de çekecek.</p>
<p>Bu gelişmeler ile beraber Fransa’nın Kürt meselesine dahil olması da dikkat çekici.<br />
Son dönemde Fransa’nın Kürt meselesinde dikkat çeken adımları şöyle sıralanabilir:</p>
<p>- Fransa, Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner`in de katılımıyla Irak`ın kuzeyindeki Erbil kentinde temsilcilik açıldı.</p>
<p>- Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani Fransa’da 4 gün üst düzey protokol uygulanarak misafir edildi.</p>
<p>- Danielle Mitterrand, kendi adını taşıyan okulun açılışı için geldiği Erbil&#8217;deki yerel parlamentoda konuşma yapmış,”Kuzey Irak&#8217;ı kast ederek, “Kürdistan ikinci vatanım” demişti.</p>
<p>- DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, Fransa’ya gitmiş, Fransa’dan, Türkiye’nin PKK’nın ateşkes çağrısına uyması için aracılık yapmasını istedi.</p>
<p>- Irak&#8217;ın kuzeyindeki Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani’nin Fransa&#8217;dan askeri ekipman ve silah istediğini Fransız Le Figaro gazetesi yazdı.</p>
<p>- DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Fransa Senatosu&#8217;nda PKK&#8217;yı öven bir konuşma yaptı.</p>
<p>Ardı ardına yaşanan gelişmeler dizildiğinde Fransa’nın 2009 yılındaki DTP, PKK, Kuzey Irak yönetimine olan ilgisi dikkat çekiyor. Bu durum “Kürdizmin merkezi yeniden Fransa’mı” sorusuna neden oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/fransa-kurdizmin-yeni-merkezi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DTP&#8217;nin Kapatılması</title>
		<link>http://bilig.org/dtpnin-kapatilmasi.html</link>
		<comments>http://bilig.org/dtpnin-kapatilmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 08:10:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[akp hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[bush]]></category>
		<category><![CDATA[dick cheney]]></category>
		<category><![CDATA[dtp]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[Horst Köhler]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[James Wolfensohn]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[re]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[reşet turgut]]></category>
		<category><![CDATA[saddam]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1500</guid>
		<description><![CDATA[DTP&#8217;nin kapatılması &#8220;sonuçtur.&#8221;
Oysa&#8230;
Erdoğan-Obama&#8217;nın baş başa görüşmesi, &#8220;gelecektir.&#8221;
Bu ikili görüşmede neler olduğuna odaklanmalıyız. Çünkü bu Türkiye&#8217;nin önümüzdeki dönemde neleri yaşayacağını göstermektedir.
Bakınız&#8230;
MHP bu ikili görüşmeyi TBMM gündemine getiriyor; diyor ki &#8220;bu görüşmede Türk dışişlerinin neden tutanak tutmasına izin verilmedi?&#8221;
Gelin bu söylediklerimizi yakın siyasal tarihimizden bir örnek olayla daha açalım.
Tarih 16 Ocak 2002.
ABD&#8217;de bulunan Başbakan Ecevit, ABD Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DTP&#8217;nin kapatılması <strong>&#8220;sonuçtur.&#8221;</strong><br />
Oysa&#8230;<br />
Erdoğan-Obama&#8217;nın baş başa görüşmesi, <strong>&#8220;gelecektir.&#8221;</strong><br />
Bu ikili görüşmede neler olduğuna odaklanmalıyız. Çünkü bu Türkiye&#8217;nin önümüzdeki dönemde neleri yaşayacağını göstermektedir.<br />
Bakınız&#8230;<br />
MHP bu ikili görüşmeyi TBMM gündemine getiriyor; diyor ki &#8220;bu görüşmede Türk dışişlerinin neden tutanak tutmasına izin verilmedi?&#8221;<br />
Gelin bu söylediklerimizi yakın siyasal tarihimizden bir örnek olayla daha açalım.</p>
<p><strong>Tarih 16 Ocak 2002.</strong></p>
<p>ABD&#8217;de bulunan Başbakan Ecevit, ABD Başkanı Bush, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile ayrı ayrı görüştü.<br />
Türk tarafı gündemin birinci maddesi olarak Kıbrıs&#8217;ın konuşulacağını sanıyorlardı.<br />
Yanıldılar.<br />
İlk madde Irak&#8217;tı.<br />
ABD, Saddam&#8217;ı devirmeye karar vermişti ve Türkiye&#8217;den lojistik yardım istiyordu.<br />
Ecevit, ABD&#8217;nin isteğine soğuk baktı; Türkiye böyle bir saldırıya ne topraklarını açabilirdi ne de Mehmetçik verebilirdi.<br />
ABD tarafı 50 yıldır hep yaptığı gibi Türk Hükümeti&#8217;ni parayla satın almaya kalktı.<br />
Başbakan Ecevit Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn ve IMF Direktörü Horst Köhler ile de buluşturuldu. Her ikisi de Türkiye&#8217;de milyarlarca dolar vermekten bahsetti.<br />
Ecevit hepsini elinin tersiyle itekledi; ABD&#8217;nin Irak&#8217;a girmesi durumunda Türkiye&#8217;nin pek yardımı olmayacağını söyledi.</p>
<p>Ecevit&#8217;in bu resmi gezisinde bulunan Genelkurmay Plan ve Prensibler Başkanı Korgeneral Reşat Turgut dönüşünde raporunu şu anlama gelecek şekilde yazdı:</p>
<p><strong>&#8220;ABD, Ecevit&#8217;in ipini çekti.&#8221;</strong><br />
Sonra ne mi oldu?<br />
Birden bire AKP kuruldu.<br />
Birden bire Kemal Derviş&#8217;in başını çektiği bir siyasi kriz yaratıldı.<br />
Birden bire erken seçim kararı alındı.<br />
Ve AKP Hükümeti kuruluverdi.<br />
Ancak&#8230;<br />
Bildiğiniz gibi ABD ve AKP&#8217;yi şoke edecek bir karar çıkardı TBMM; ABD&#8217;ye Anadolu topraklarını açan tezkereyi reddetti.<br />
Uzatmayalım&#8230;<br />
ABD Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy olayını bir de bu açıdan değerlendiriniz.<br />
MHP&#8217;nin iddiasına göre Türk tarafının tutanak tutmadığı Erdoğan-Obama ikili görüşmesinde hangi kararlar alındı?<br />
Bilig.Org Başbakan Erdoğan&#8217;ı yakından takip etmeyi sürdürecek, kuşkusuz ipuçları ortaya çıkacaktır&#8230;<br />
Neler görüşüldü:<br />
İran&#8230; Irak&#8230; Afganistan&#8230;<br />
Ve&#8230;<br />
Peki Başbakan Edoğan ne dedi acaba?<br />
İşte asıl mesele bu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/dtpnin-kapatilmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD&#8217;den AKP&#8217;ye Seçim Hediyesi</title>
		<link>http://bilig.org/abdden-akpye-secim-hediyesi.html</link>
		<comments>http://bilig.org/abdden-akpye-secim-hediyesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 09:48:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[abd federal soruşturma bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[ABD'den AKP'ye Seçim Hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[fbi]]></category>
		<category><![CDATA[hediye]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kürt açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[murat karayılan]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa mutlu]]></category>
		<category><![CDATA[oğuz kaan köksal]]></category>
		<category><![CDATA[pkk]]></category>
		<category><![CDATA[robert müller]]></category>
		<category><![CDATA[sadullah ergin]]></category>
		<category><![CDATA[seçim hediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[vatan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1430</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları ile oy kaybettiği açıkca görülen iktidar partisinin başkanı, gelecek ay ABD’ye gidecek. Olağan gibi görünen bu ziyareti Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu, ‘Günün Sorusu’ bölümünde başka bir açıdan ele almış. İşte Mutlu’dan günün sorusu ve cevabı:
ABD’nin &#8220;hediyesi&#8221;ne olacak?
En Büyük Devlet Büyüğü” önümüzdeki ay Başkan’ın davetlisi olarak ABD’ye gidecek&#8230;
Bu tür ziyaretlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde yapılan kamuoyu yoklamaları ile oy kaybettiği açıkca görülen iktidar partisinin başkanı, gelecek ay ABD’ye gidecek. Olağan gibi görünen bu ziyareti Vatan gazetesi yazarı Mustafa Mutlu, ‘Günün Sorusu’ bölümünde başka bir açıdan ele almış. İşte Mutlu’dan günün sorusu ve cevabı:</p>
<p>ABD’nin &#8220;hediyesi&#8221;ne olacak?</p>
<p>En Büyük Devlet Büyüğü” önümüzdeki ay Başkan’ın davetlisi olarak ABD’ye gidecek&#8230;</p>
<p>Bu tür ziyaretlerde âdettir; misafir, ev sahibine hediye götürür&#8230; Ev sahibi de, konuğuna yine bir hediyeyle karşılık verir.</p>
<p>Bizim hediyemiz, belli:</p>
<p>Meclis’te apar topar görüşülen Kürt açılımı!</p>
<p>Tam, “Bakalım ABD ne verecek” diyorduk ki; Ankara sürpriz bir ziyarete sahne oldu.</p>
<p>ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanı Robert Müller, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kaan Köksal’la görüşüp gitti&#8230;</p>
<p>Bu görüşmeler de; dünkü bazı gazeteler tarafından, “ABD, Türkiye’ye başta Murat Karayılan olmak üzere PKK’nın lider kadrosunu teslim edecek” şeklinde yorumlandı.</p>
<p>ABD eğer yola AKP iktidarıyla devam etmek istiyorsa, böyle bir “hediye”, oy kaybetmeye başlayan iktidarın elini gerçekten güçlendirmez mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/abdden-akpye-secim-hediyesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
