<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilig.Org &#187; Afganistan</title>
	<atom:link href="http://bilig.org/etiket/afganistan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bilig.org</link>
	<description>Gerçek Sizi Özgür Kılacak</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Jan 2010 17:27:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>AKP&#8217;nin İsrail&#8217;le Gerilimi Ne Kadar Gerçek</title>
		<link>http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html</link>
		<comments>http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 20:30:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[1 milyon müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[12 bin tekel işçisi]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[AKP'nin İsrail'le Gerilimi Ne Kadar Gerçek]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan yahudi komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[bop]]></category>
		<category><![CDATA[davos]]></category>
		<category><![CDATA[davut boynuzu]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[gazze]]></category>
		<category><![CDATA[heron]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[one minute]]></category>
		<category><![CDATA[ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[tsk]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi cesaret ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi ulusal güvenlik enstitüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1837</guid>
		<description><![CDATA[Gazze’deki çocuklar için İsrail’le fırtınalar koparan iktidarın, ne Irak’ta ölen 1 milyon Müslüman’ı, ne Afganistan’da ölen binlerce çocuğu ve ne de Ankara’nın göbeğinde yaşam mücadelesi veren 12 bin Tekel işçisini hiçe saymış olmasını nasıl yorumlamalıyız?
AKP’nin 3 Kasım seçimleri öncesinde, 16 Temmuz 2002 tarihli ABD ziyaretinde Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü JINSA temaslarıyla iktidar vizesi garantilemesini nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek" rel="attachment wp-att-1838"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.jpg" alt="" title="akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek" width="175" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1838" /></a>Gazze’deki çocuklar için İsrail’le fırtınalar koparan iktidarın, ne Irak’ta ölen 1 milyon Müslüman’ı, ne Afganistan’da ölen binlerce çocuğu ve ne de Ankara’nın göbeğinde yaşam mücadelesi veren 12 bin Tekel işçisini hiçe saymış olmasını nasıl yorumlamalıyız?</p>
<p>AKP’nin 3 Kasım seçimleri öncesinde, 16 Temmuz 2002 tarihli ABD ziyaretinde Yahudi Ulusal Güvenlik Enstitüsü JINSA temaslarıyla iktidar vizesi garantilemesini nasıl değerlendirmeliyiz?</p>
<p>Hele de Erdoğan’ın Ocak 2004’teki ABD ziyareti sırasında Amerikan Yahudi Komitesi’nden “cesaret ödülü” olan “Davut Boynuzu”nu almasını nasıl anlamalıyız? Ki bu ödülü alan tek Müslüman’ın Tayyip Erdoğan olduğunu da düşünürsek…</p>
<p>Bitmedi… Ya Erdoğan’ın, Suriye sınırındaki mayınlı arazileri 49 yıllığına İsrail’e vermesine tepki gösterenleri “Yahudi düşmanlığı” ile suçlamasına ne demeliyiz? Üstelik bu alışveriş, tam da Davos’ta yaşanan “one minute” dramasından hemen sonra olmuşken…</p>
<p>Tüm bunlara rağmen Erdoğan, son bir yılda İsrail ile tam 3 büyük kriz yaşadı… İlki Davos’taki “one minute” kriziydi. Ardından İsrail’den Anadolu Kartalı tatbikatına katılmaması istendiğinde ortaya çıkan krizdi. Son olarak da İsrail’in Kurtlar Vadisi dizisine tepki göstermesi ve hemen sonrasında büyükelçimizi alçakta oturtmasıyla günışığına çıkan üçüncü krizdi…</p>
<p>Her üç krizin de ortak paydası Gazze’ydi; yani AKP hükümetinin açıktan İsrail’in Gazze operasyonlarına tepki göstermesiydi.</p>
<p><strong>Model Ortaklık</strong></p>
<p>Peki, gerçekte olan biten neydi?<br />
AKP’nin gerçek İsrail tutumunu analiz edebilmek için öncelikle şu gelişmeleri saptamamız gerekiyor:</p>
<p><strong>1.</strong> Washington, dünya çapındaki siyasal-askeri-ekonomik zorunluluk nedeniyle, Bush dönemindeki Irak merkezli Büyük Ortadoğu Projesi’ni, Obama döneminde Afganistan-Pakistan merkezli Büyük Ortadoğu Projesi’ne revize etti. Washington bu değişim gereği Bush dönemi açıktan dile getirdiği “düşman İslam” söylemini, Obama döneminde “ortak İslam” söylemine çevirdi.</p>
<p><strong>2.</strong> Washington Ortadoğu için şu kriterlerin sağlanmasını başarı olarak saptadı:</p>
<p><em><strong>a.</strong></em> Irak’ın kuzeyinde kurulacak Kürt Devleti’nin yaşaması, Türkiye’nin himaye etmesine bağlıdır.</p>
<p><em><strong>b.</strong></em> İran’ı kuşatmanın anahtarı Türkiye’dir. (Ki Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak, Suriye ve Lübnan ile Ortadoğu Birliği kurarak İran’ı yalnızlaştırma gayretindedir)</p>
<p><em><strong>c.</strong></em> ABD’nin sorunlu olduğu Ortadoğu ülkelerini ehlileştirme görevini Türkiye üstlenmelidir. Türkiye bu amaçla, ehlileştirilecek Arap Devletleri’nin karşıt olduğu İsrail’e karşı “kontrollü” konumlanmalıdır. “Düşman İslam” politikası için İsrail neyse, “Ortak İslam” politikası için de Türkiye o anlama gelmektedir.</p>
<p><em><strong>d.</strong></em> Türkiye’nin bu görevleri üstlenebilmesi AKP’nin Türk devletine tam hakimiyetine bağlıdır. Bu hedeflerin önünde direnen TSK ve Ulusal Kuvvetler etkisiz hale getirilmelidir.</p>
<p>ABD’nin bizzat Obama’nın ağzından Türkiye’yi “model ortak” ilan etmesinin esbabı mucibesi bu hedeflerdir. Washington, Müslüman kimlikli AKP ve Türkiye ile Ortadoğu’yu daha iyi biçimlendireceğini hesaplamaktadır.</p>
<p><strong>Brzezinski: “İran’a saldırırsa, ABD İsrail uçaklarını vurmalı”</strong></p>
<p>Kaldı ki Washington bu değişimi en somut biçiminde dile de getirdi.</p>
<p>Washington’un politikalarına yön veren, Obama döneminde yeniden zirveye yerleşen, ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brezezinski, İsrail’in İran’a saldırma olasılığının konuşulduğu günlerde çok çarpıcı bir açıklama yaptı: “Eğer İsrail savaş uçakları, Irak hava sahasını kullanıp İran’a saldırırsa ABD savaş uçakları havalanıp onlarla savaşmalı. İsrail’in uçakları tepemizde uçarken oturup seyredecek miyiz, onlara bu hakkı vermeme konusunda ciddi olmalıyız. Kimse bunu istemez ama Liberty vakasının tersi olabilir”. <strong>(Milliyet, 24 Eylül 2009)</strong></p>
<p>Yine Brezezinski, İsrail’in Haaretz gazetesine daha önce yaptığı çok önemli bir açıklamada da şunu söylemişti: “Amerika’nın İran’a saldırı olasılığı konusunda İsrail hükümetine vereceğim tek tavsiye, bu işe karışmamaları olur. ABD İran’a saldırmayacak çünkü saldırırsa bu felaket getirir!” <strong>(Haaretz, 8 Aralık 2008)<br />
</strong><br />
Brezezinski’nin çıkışı, Erdoğan’ın İsrail “karşıtı” tutumunun somut ipucudur. Çünkü Erdoğan’ın BOP eşbaşkanlığı görevi, Washington eksenli politikaları uygulamasını gerektirir! Kaldı ki İsrail de bu durumun farkındadır. İsrail gazetesi Haaretz AKP’yle ikinci krizin ardından, ABD’nin yönelimine işaret eden analizler yayımladı: “Türkiye’nin değişen tavrı, İsrail’le ilişkilere çok önem vermeyen Obama’nın iktidara gelmesinin bir sonucudur”. <strong>(Vatan, 16 Ekim 2009)</strong></p>
<p>Yaşananların gerçekte ne olduğunu aslında itiraf edenlerden biri de AKP’nin ilk Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış’tı. İsrail’le krizi şu veciz sözlerle yorumlamıştı Yakış: “Temelde kayma yok, ince ayar var”. <strong>(Kanal D, 32. Gün, 15 Ekim 2009)</strong></p>
<p><strong>Cemaat İsrail’i Savundu</strong></p>
<p>Aslında “dincilerimiz” ne Filistin’i düşünüyor ne de Gazze’de ölen çocukları…<br />
Örneğin cemaatin yayın organı olan Zaman gazetesi bakın nasıl savunuyor İsrail’i ve nasıl da tepki gösteriyor Filistin’e: “İsrail’in Gazze’ye yönelik olarak gerçekleştirdiği ‘Dökme Kurşun’ adlı saldırısının ana amacı roket ve havan ateşine son vermekti. Roket ve havan ateşi ne saldırı sırasında ne de sonrasında durdu. Ateşkesten bu yana Gazze’den İsrail’in güneyine yönelik çok sayıda roket ve havan atıldı. Bu durum, saldırının üzerinden neredeyse bir yıl geçmesine rağmen halen de devam ediyor. Nitekim, en son olarak geçen Perşembe günü Gazze’den atılan 10 havan mermisi, bir Kassem roketi ile Cuma gecesi 2 Kassem roketi İsrail topraklarına düşmüş bulunuyor. Bu da tabii, bizde söylenenlerin aksine Gazze’den yapılan Kassem ve havan atışlarının hiç durmadığını açıkça ortaya koyuyor”. <strong>(Fikret Ertan’ın 10 Ocak 2010 tarihli makalesi)</strong></p>
<p>Müslüman dayanışmasının lafta olduğunu gösteren bu “analiz” o kadar çok beğenildi ki, Yahudi cemaatinin yayın organı Şalom bu yazıya sayfalarında yer verdi.</p>
<p>Ki asıl olan da bu yaklaşımdır.<br />
Zaten Başbakan Erdoğan, 17 Ocak günü Birleşik Arap Emirlikleri’ne giderken İsrail’le krize değinerek ne dedi: “Biz bu olayı daha fazla ileri taşımayı düşünmüyoruz”!<br />
Üstelik İsrail Savunma Bakanı Barak’ın ziyaretiyle “Heron” insansız hava araçlarının tedarikinde yaşanan pürüzler de ortadan kalktı. 10 adet Heron nisan ayına kadar Türkiye’ye teslim ediliyor!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/akpnin-israille-gerilimi-ne-kadar-gercek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nedir Bu &#8216;Failed State&#8217;?</title>
		<link>http://bilig.org/nedir-bu-failed-state.html</link>
		<comments>http://bilig.org/nedir-bu-failed-state.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 18:43:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[AMERİKALILARA GÖRE TÜRKİYE'NİN ADI NE]]></category>
		<category><![CDATA[failed state]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[Nedir bu 'Failed State'?]]></category>
		<category><![CDATA[Rogue State (Haydut Devlet)]]></category>
		<category><![CDATA[Somali]]></category>
		<category><![CDATA[Yugoslavya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1793</guid>
		<description><![CDATA[Türkçe’de tökezlemiş/başarısız devlet anlamına gelen bu kavram, Mustafa Kemal’in deyimiyle kapitalizm ve onun yavrusu emperyalizmin, gözüne kestirdiği avına taktığı bir isim.
Rogue State (Haydut Devlet) türünden İran, Irak ve Kuzey Kore gibi ülkelere taktığı isimden farklı olarak, failed state, batık, güçsüz ve dağılma noktasına gelen ülkeler için Amerikan stratejistleri tarafından kullanılıyor. Yırtıcı hayvanın peşine düşüp kolayca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://bilig.org/nedir-bu-failed-state.html/amerikalilara-gore-turkiyenin-adi-failed-state" rel="attachment wp-att-1794"><img src="http://bilig.org/wp-content/uploads/amerikalilara-gore-turkiyenin-adi-failed-state.jpg" alt="" title="amerikalilara-gore-turkiyenin-adi-failed-state" width="175" height="175" class="alignleft size-full wp-image-1794" /></a>Türkçe’de tökezlemiş/başarısız devlet anlamına gelen bu kavram, <strong>Mustafa Kemal</strong>’in deyimiyle kapitalizm ve onun yavrusu emperyalizmin, gözüne kestirdiği avına taktığı bir isim.</p>
<p>Rogue State (Haydut Devlet) türünden İran, Irak ve Kuzey Kore gibi ülkelere taktığı isimden farklı olarak, failed state, batık, güçsüz ve dağılma noktasına gelen ülkeler için Amerikan stratejistleri tarafından kullanılıyor. Yırtıcı hayvanın peşine düşüp kolayca avladığı sürünün zayıf bireylerini de çağrıştıran bir kavram.</p>
<p><strong>Afganistan</strong>, <strong>Yugoslavya</strong>, <strong>Somali</strong> ve ilk körfez savaşı sonrasındaki <strong>Irak</strong> bunlara örnek gösterilebilir.<br />
Son olarak <strong>Pakistan</strong> ve <strong>Yemen</strong> de bu gruba katılmak istenen ülkeler. Bu sayılan ülkelerin hepsi aslında terörü desteklediği için değil, küresel sisteme dahil olmadığı için hedefte.</p>
<p>Ya, <strong>İran</strong>, <strong>Kuzey Kore</strong> ya da <strong>Rusya</strong> gibi bilinçli olarak dahil olmuyorlar, ya da gelişmişlik düzeyleri çok geride ve parçalanmaya yüz tuttukları için.</p>
<p>Türkiye’nin bugünkü tablosuna bakıldığında iki yönden bu kervana katılmak istendiği görülebilir.</p>
<p>Birincisi önce Osmanlı’yı sonra da Cumhuriyet’i bitirmek için yüzyıllardan beri desteklenen gerici unsurların iktidarını perçinleme noktasına gelmeleri.</p>
<p>İkincisi ise aynı süreçte <strong>Balkan halkları</strong>, <strong>Ermeni</strong> ve <strong>Rumlar</strong> gibi kopartılmak istenen Kürtlerin bugün çeşitli terminolojilerle topyekün ayrılıkçı konuma getirilmek istenmesi.</p>
<p>Bu iki olumsuz ve gerici süreç de ekonomik çöküntüye paralel olarak yürüyor.</p>
<p>Ancak bu iki gerici ve bölücü dinamik de <strong>“kesin bir başarı”</strong> vaat etmiyor. Kısa vadede yapılacak tüm yapısal değişiklikler ülkenin köklü tarihi şifreleriyle çelişecek gibi gözüküyor.</p>
<p>Bu demek değildir ki tehlike yok.</p>
<p>Tehlike açık ve yakındır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/nedir-bu-failed-state.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DTP&#8217;nin Kapatılması</title>
		<link>http://bilig.org/dtpnin-kapatilmasi.html</link>
		<comments>http://bilig.org/dtpnin-kapatilmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 08:10:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[akp hükümeti]]></category>
		<category><![CDATA[bush]]></category>
		<category><![CDATA[dick cheney]]></category>
		<category><![CDATA[dtp]]></category>
		<category><![CDATA[ecevit]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[Horst Köhler]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[ırak]]></category>
		<category><![CDATA[James Wolfensohn]]></category>
		<category><![CDATA[mhp]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[re]]></category>
		<category><![CDATA[recep tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[reşet turgut]]></category>
		<category><![CDATA[saddam]]></category>
		<category><![CDATA[tayyip erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[tbmm]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1500</guid>
		<description><![CDATA[DTP&#8217;nin kapatılması &#8220;sonuçtur.&#8221;
Oysa&#8230;
Erdoğan-Obama&#8217;nın baş başa görüşmesi, &#8220;gelecektir.&#8221;
Bu ikili görüşmede neler olduğuna odaklanmalıyız. Çünkü bu Türkiye&#8217;nin önümüzdeki dönemde neleri yaşayacağını göstermektedir.
Bakınız&#8230;
MHP bu ikili görüşmeyi TBMM gündemine getiriyor; diyor ki &#8220;bu görüşmede Türk dışişlerinin neden tutanak tutmasına izin verilmedi?&#8221;
Gelin bu söylediklerimizi yakın siyasal tarihimizden bir örnek olayla daha açalım.
Tarih 16 Ocak 2002.
ABD&#8217;de bulunan Başbakan Ecevit, ABD Başkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DTP&#8217;nin kapatılması <strong>&#8220;sonuçtur.&#8221;</strong><br />
Oysa&#8230;<br />
Erdoğan-Obama&#8217;nın baş başa görüşmesi, <strong>&#8220;gelecektir.&#8221;</strong><br />
Bu ikili görüşmede neler olduğuna odaklanmalıyız. Çünkü bu Türkiye&#8217;nin önümüzdeki dönemde neleri yaşayacağını göstermektedir.<br />
Bakınız&#8230;<br />
MHP bu ikili görüşmeyi TBMM gündemine getiriyor; diyor ki &#8220;bu görüşmede Türk dışişlerinin neden tutanak tutmasına izin verilmedi?&#8221;<br />
Gelin bu söylediklerimizi yakın siyasal tarihimizden bir örnek olayla daha açalım.</p>
<p><strong>Tarih 16 Ocak 2002.</strong></p>
<p>ABD&#8217;de bulunan Başbakan Ecevit, ABD Başkanı Bush, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney ile ayrı ayrı görüştü.<br />
Türk tarafı gündemin birinci maddesi olarak Kıbrıs&#8217;ın konuşulacağını sanıyorlardı.<br />
Yanıldılar.<br />
İlk madde Irak&#8217;tı.<br />
ABD, Saddam&#8217;ı devirmeye karar vermişti ve Türkiye&#8217;den lojistik yardım istiyordu.<br />
Ecevit, ABD&#8217;nin isteğine soğuk baktı; Türkiye böyle bir saldırıya ne topraklarını açabilirdi ne de Mehmetçik verebilirdi.<br />
ABD tarafı 50 yıldır hep yaptığı gibi Türk Hükümeti&#8217;ni parayla satın almaya kalktı.<br />
Başbakan Ecevit Dünya Bankası Başkanı James Wolfensohn ve IMF Direktörü Horst Köhler ile de buluşturuldu. Her ikisi de Türkiye&#8217;de milyarlarca dolar vermekten bahsetti.<br />
Ecevit hepsini elinin tersiyle itekledi; ABD&#8217;nin Irak&#8217;a girmesi durumunda Türkiye&#8217;nin pek yardımı olmayacağını söyledi.</p>
<p>Ecevit&#8217;in bu resmi gezisinde bulunan Genelkurmay Plan ve Prensibler Başkanı Korgeneral Reşat Turgut dönüşünde raporunu şu anlama gelecek şekilde yazdı:</p>
<p><strong>&#8220;ABD, Ecevit&#8217;in ipini çekti.&#8221;</strong><br />
Sonra ne mi oldu?<br />
Birden bire AKP kuruldu.<br />
Birden bire Kemal Derviş&#8217;in başını çektiği bir siyasi kriz yaratıldı.<br />
Birden bire erken seçim kararı alındı.<br />
Ve AKP Hükümeti kuruluverdi.<br />
Ancak&#8230;<br />
Bildiğiniz gibi ABD ve AKP&#8217;yi şoke edecek bir karar çıkardı TBMM; ABD&#8217;ye Anadolu topraklarını açan tezkereyi reddetti.<br />
Uzatmayalım&#8230;<br />
ABD Washington Büyükelçisi Nabi Şensoy olayını bir de bu açıdan değerlendiriniz.<br />
MHP&#8217;nin iddiasına göre Türk tarafının tutanak tutmadığı Erdoğan-Obama ikili görüşmesinde hangi kararlar alındı?<br />
Bilig.Org Başbakan Erdoğan&#8217;ı yakından takip etmeyi sürdürecek, kuşkusuz ipuçları ortaya çıkacaktır&#8230;<br />
Neler görüşüldü:<br />
İran&#8230; Irak&#8230; Afganistan&#8230;<br />
Ve&#8230;<br />
Peki Başbakan Edoğan ne dedi acaba?<br />
İşte asıl mesele bu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/dtpnin-kapatilmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu İşin Suyu Çıktı Artık</title>
		<link>http://bilig.org/bu-isin-suyu-cikti-artik.html</link>
		<comments>http://bilig.org/bu-isin-suyu-cikti-artik.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 07:21:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Zamanın Ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[alfred nobel]]></category>
		<category><![CDATA[Bu İşin Suyu Çıktı Artık]]></category>
		<category><![CDATA[Ertuğrul Günay]]></category>
		<category><![CDATA[Jean-Marie Gustave Le Clezio]]></category>
		<category><![CDATA[kültür bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[nobel edebiyat ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[nobel ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[orhan pamuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1486</guid>
		<description><![CDATA[Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü’nü alınca, birçok yazar yüreğine taş basıp, her şeye karşın Türkçe yazılmış bir esere Nobel ödülü verilmesini bir “kazanç” olarak görmüş ve mutlu olmuştu. Yazarın bunu hak edip etmediği çok tartışılsa da, “herkes nasıl aldıysa, Pamuk da öyle aldı” diye geçiştirildi. Önemli olan, Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan listede, bu topraklardan birinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-1488" title="alfred nobel" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/alfred-nobel.jpg" alt="alfred nobel" width="122" height="122" />Orhan Pamuk Nobel Edebiyat Ödülü’nü alınca, birçok yazar yüreğine taş basıp, her şeye karşın Türkçe yazılmış bir esere Nobel ödülü verilmesini bir “kazanç” olarak görmüş ve mutlu olmuştu. Yazarın bunu hak edip etmediği çok tartışılsa da, “herkes nasıl aldıysa, Pamuk da öyle aldı” diye geçiştirildi. Önemli olan, Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan listede, bu topraklardan birinin de yer almasının gururunu paylaşmaktı.</p>
<p>Zaten Orhan Pamuk’un ödülü alışıyla ilgili olarak “edebiyat” hemen hiç tartışılmadı. İsveç Akademisi’nin Nobel Komitesi’ndeki bir avuç insanın, dünyanın en prestijli ödülünü vermeye ne kadar hakları vardır, bu sorgulanmadı, çünkü kabul görmüş “en prestijli” ödül olması yeterliydi.<br />
Kabul de gördü.</p>
<p>Ama işin suyu da çıkıyor artık. Bugün, Afganistan’a 40 bin yedek asker göndermeye karar veren, NATO ülkelerinden de “savaşan” asker göndermesi için ricalarda, telkinlerde bulunan ABD Başkanı Obama’ya bu Nobel’in barış kanadının ödülü verildi.</p>
<p>Edebiyat ödülü zaten “tartışmalıydı”, bu ödülle iyice “ne mal olduğu” ortaya çıktı. Orhan Pamuk’tan beklemiyoruz, ama en azından Fransız yazar Jean-Marie Gustave Le Clezio’nun ödülü “belki” iade edebileceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Tam bir komediye döndü bu iş. Obama, ödül töreninde, Afganistan’a asker göndermeyi de “göğsünü gere gere” savundu. Daha çok kan dökülmesini engellemekten söz etti. Guantanamo’yu kapatmasını gündeme getirdi ki, ödülü hak etmiş olsun.</p>
<p>Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’a da üzülmemek elde değil. Obama aldıktan sonra, gerçekten bu ödülü Tayyip Erdoğan çoktan hak etmişti. Yine de, Bakan en azından kendi gönlündeki adayı açıklamış olmakla “görevini” yerine getirmenin rahatlığını yaşadı.</p>
<p>Artık, Nobel’in sosyal faaliyetlere verdiği ödüller tamamen tartışmaya açık hale gelmiştir. Hiç bu kadar “savaş” çağrısı yapıldığı dönemde, savaşı çağıran kabile reisine “ödül” verildiği de görülmemişti.<br />
Okumak gerek Obama’nın ödülü alırken yaptığı konuşmayı&#8230; Mutlaka okumak gerek&#8230; O zaman daha da iyi anlaşılıyor her şey. Kendi bile kabul edemiyor neredeyse bu ödülü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/bu-isin-suyu-cikti-artik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paket Açıldı: Kukla Devlet, Ermenistan, Heybeliada, Afganistan&#8230;</title>
		<link>http://bilig.org/paket-acildi-kukla-devlet-ermenistan-heybeliada-afganistan.html</link>
		<comments>http://bilig.org/paket-acildi-kukla-devlet-ermenistan-heybeliada-afganistan.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 May 2009 20:59:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada]]></category>
		<category><![CDATA[Kukla Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Paket Açıldı: Kukla Devlet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=243</guid>
		<description><![CDATA[Beklenen ziyaretçi Türkiye&#8217;ye geldi. Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, çantasındaki paketleri, Ali Babacan&#8217;la görüşmesinde açıkladı. Clinton&#8217;la Babacan&#8217;ın görüşmesinde Türkiye&#8217;nin Kukla Devlet&#8217;le ilişkilerinin geliştirilmesi, Kukla Devlet petrollerinin Türkiye üzerinden Avrupa&#8217;ya satılması, Ermenistan&#8217;la lişkilerin geliştirilmesi, Amerikan askerlerinin Irak&#8217;tan çekilmesi konuları gündeme geldi. Clinton&#8217;un Heybeliada Rum Okulu&#8217;nun açılması ile Türkiye&#8217;nin Ortadoğu&#8217;daki rolünü takdir ettiğine ilişkin sözleri dikkat çekiciydi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Beklenen ziyaretçi Türkiye&#8217;ye geldi. Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, çantasındaki paketleri, Ali Babacan&#8217;la görüşmesinde açıkladı. Clinton&#8217;la Babacan&#8217;ın görüşmesinde Türkiye&#8217;nin Kukla Devlet&#8217;le ilişkilerinin geliştirilmesi, Kukla Devlet petrollerinin Türkiye üzerinden Avrupa&#8217;ya satılması, Ermenistan&#8217;la lişkilerin geliştirilmesi, Amerikan askerlerinin Irak&#8217;tan çekilmesi konuları gündeme geldi. Clinton&#8217;un Heybeliada Rum Okulu&#8217;nun açılması ile Türkiye&#8217;nin Ortadoğu&#8217;daki rolünü takdir ettiğine ilişkin sözleri dikkat çekiciydi. </em></p>
<p>Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Anıtkabir&#8217;i ziyaret ettikten sonra Dışişleri Bakanlığı&#8217;na geldi. Ali Babacan ile Hillary Clinton, yaklaşık 2 saat görüştüler. Görüşmenin ardından iki Dışişleri Bakanı kameraların karşısına geçti. İlk sözü Ali Babacan aldı. Babacan, Amerika ile Türkiye&#8217;nin ortak vizyona sahip olduğunu iddia etti.</p>
<p>Ardından Hillary Clinton, eteğindeki taşları tek tek döktü. Clinton, söze Afganistan&#8217;la başladı. &#8220;Türk askerinin Afganistan&#8217;ın istikrarı için gösterdiği cesaret ve fedakârlığı takdir ediyoruz&#8221; dedi. Bu durum, Türkiye&#8217;den Afganistan için muharip asker talebi olarak yorumlandı.</p>
<p>Clinton&#8217;un takdir ettiği bir konu da Türkiye&#8217;nin Ortadoğu&#8217;daki rolüydü. Hillary Clinton, &#8220;Türkiye&#8217;nin İsrail ve Suriye arasındaki barış çalışmalarına katkısını takdir ediyoruz&#8221; dedi. Amerika&#8217;nın Ortadoğu Temsilcisi George Mitchell de Türkiye&#8217;nin Ortadoğu&#8217;da çok önemli bir rolü olduğunu iddia etmişti. Tayyip Erdoğan da Büyük Ortadoğu Projesi&#8217;ndeki rolünü defalarca ilan etmişti.</p>
<p>Amerikan Dışişleri Bakanı&#8217;nın son takdiri Kuzey Irak&#8217;la ilgiliydi. Hillary Clinton, &#8220;Türkiye&#8217;nin Kuzey Irak&#8217;ta yatırım ve ticareti canlandırmasını takdir ediyoruz&#8221; dedi. İki Dışişleri Bakanı&#8217;nın basına dağıttıkları ortak açıklamada da Irak petrollerinin Avrupa&#8217;ya Türkiye üzerinden satılmasının gündeme geldiği belirtiliyor. Aynı açıklamada, Irak&#8217;ta federal bir yapının oluşturulmasından bahsediliyor. Bu durumda Türkiye&#8217;ye, Irak&#8217;ın kuzeyindeki petrolleri pazarlama görevi veriliyor.</p>
<p>Hillary Clinton&#8217;un dikkat çeken diğer vurguları; Heybeliada Rum Okulu&#8217;nun açılması, Ermenistan&#8217;la ilişkilerin normalleştirilmesiydi.</p>
<p>Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Amerikan Başkanı Obama&#8217;nın bir ay içinde Türkiye&#8217;ye geleceğini belirtti.</p>
<p>Öte yandan Amerika&#8217;nın Irak&#8217;tan çekilirken Türkiye topraklarını kullanma konusunda Dışişleri Bakanı&#8217;ndan farklı açıklamalar geldi. Hillary Clinton, &#8220;Bu konuda henüz askeri plan aşamasındayız&#8221; derken Ali Babacan, &#8220;Epeydir bu konuları görüşüyoruz&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/paket-acildi-kukla-devlet-ermenistan-heybeliada-afganistan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
