<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilig.Org &#187; Ermeni Sorunu</title>
	<atom:link href="http://bilig.org/kategori/ermeni-sorunu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bilig.org</link>
	<description>Gerçek Sizi Özgür Kılacak</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Jan 2010 17:27:58 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Davutoğlu&#8217;nun Stratejik Derinliği Ne Kadar</title>
		<link>http://bilig.org/davutoglunun-stratejik-derinligi-ne-kadar.html</link>
		<comments>http://bilig.org/davutoglunun-stratejik-derinligi-ne-kadar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 09:27:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset ve Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[60 Yıl Önceki Komplo Tekrarlanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[açılım]]></category>
		<category><![CDATA[AGIT Minsk]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[arnavutlık]]></category>
		<category><![CDATA[avrasyacılık]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[bop]]></category>
		<category><![CDATA[BOP ile 24 ülkenin sınırlarını değiştireceğiz]]></category>
		<category><![CDATA[condoleezza rice]]></category>
		<category><![CDATA[dağlık karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Davutoğlu-Bryza El Ele]]></category>
		<category><![CDATA[doğal gaz]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni soykırımı emperyalist yalandır]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[fransa]]></category>
		<category><![CDATA[gazprom]]></category>
		<category><![CDATA[grozni]]></category>
		<category><![CDATA[haydar aliyev]]></category>
		<category><![CDATA[ilham aliyev]]></category>
		<category><![CDATA[iran]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya'da Sınırlar Kalkacak]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[küçük amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Matthew Bryza]]></category>
		<category><![CDATA[milli güvenlik stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[Minsk Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[nabucco]]></category>
		<category><![CDATA[nato]]></category>
		<category><![CDATA[nerden çıktı bu açılım]]></category>
		<category><![CDATA[orta asya]]></category>
		<category><![CDATA[politbüro]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[socar]]></category>
		<category><![CDATA[sscb]]></category>
		<category><![CDATA[talat paşa komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[tek millet iki devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1384</guid>
		<description><![CDATA[Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dış politikasının bileşenleri şöyle tanımlanabilir: 1. Batı yönünde bir adım atılacaksa, mutlaka Rusya yönünde bir adımla birlikte atılmalıdır. 2. Türkiye ile Azerbaycan “tek millet iki devlettir.” 2007 yılında kabul edilen Milli Güvenlik Stratejisi de bu sacayağı üzerine oturuyor.
Azerbaycan’a kaos coğrafyasında görece bağımsız hareket etme olanağı sağlayan bu çizginin son çarpıcı uygulaması, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-1386" title="ahmet davutoğlu" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/ahmet-davutoğlu1.jpg" alt="ahmet davutoğlu" width="157" height="157" />Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dış politikasının bileşenleri şöyle tanımlanabilir: 1. Batı yönünde bir adım atılacaksa, mutlaka Rusya yönünde bir adımla birlikte atılmalıdır. 2. Türkiye ile Azerbaycan “tek millet iki devlettir.” 2007 yılında kabul edilen Milli Güvenlik Stratejisi de bu sacayağı üzerine oturuyor.</p>
<p>Azerbaycan’a kaos coğrafyasında görece bağımsız hareket etme olanağı sağlayan bu çizginin son çarpıcı uygulaması, geçen Haziran’da kayda geçti. Azerbaycan NABUCCO projesine katılırken, Azeri devlet petrol şirketi SOCAR, 29 Haziran’da Aliyev ve Rusya Federasyonu Başkanı Dimitri Medvedev’in gözetiminde, Rus petrol şirketi GAZPROM’a yılda 500 milyon metre küp doğal gaz satma anlaşmasını imzaladı.</p>
<p>Azerbaycan, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra bağımsız olan devletler içinde en şiddetli istikrarsızlık yaşayan ve en ağır kayıplar veren ülkelerin başında geliyor. Topraklarının beşte biri Ermenistan tarafından işgal edildi. 30 bin kişi kayıp verdi, 800 bin kişi yerlerinden yurtlarından oldu. Haydar Aliyev, yukarıda tanımladığımız dengeli dış siyasi hattı o koşullarda çizdi. Rusya Federasyonun başını çektiği Bağımsız Devletler Topluluğuna katılmak da, NATO ile Barış İçin İşbirliği (BİO) kapsamında ilişki kurmak da bu hattın gereğiydi. Ama örneğin NATO ile ilişki, bu güne kadar BİO çerçevesinin ötesine geçmedi.</p>
<p>Azerbaycan, bu siyasi hat sayesinde, 15 yılı bulan istikrarlı bir dönem geçirdi. Ermenistan’la “ne savaş ne barış” durumu bile Azerbaycan’ı değil Ermenistan’ı istikrarsızlaştırdı.</p>
<p><strong>Kafkasya&#8217;da Sınırlar Kalkacak</strong></p>
<p>AKP hükümetinin “Ermeni açılımı” bu durumu tersine çevirdi; Haydar Aliyev’in maharetle kurduğu dengeyi bozdu. Açılım Azerbaycan’ı ve Kafkasya’yı istikrarsızlaştıracak bir unsur oldu. Açılımın “mimarı” Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da bu durumu teyit ediyor. Fatih Çekirge’ye yaptığı açıklamada, “Attığımız bu adım Kafkasya’ya getirmek istediğimiz yeni düzenin adıdır. Bu düzen içerisinde sınırların kalktığı, ekonomik ilişkilerin yoğunlaştığı, karşılıklı bağlılıkların arttığı bir vizyon vardır” dedi.</p>
<p>Davutoğlu’nun bu açıklaması, ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın “BOP ile 24 ülkenin sınırlarını değiştireceğiz” sözlerine ne kadar da benziyor!</p>
<p>Davutoğlu, karşılıklı yaşanan bayrak bunalımından sonra Azerbaycan yönetimini “Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokmakla” suçladı. Azerbaycan’ı istikrarsızlaştırma siyasetini tehditlerle açığa vurdu: “Güvencelere rağmen böyle nifak sokma çabaları ortaya çıkarsa buna en doğru cevabı Azerbaycanlı kardeşlerimizin, kaderdaşlarımızın, tarihdaşlarımızın, soydaşlarımızın vereceğinden eminiz. Bu konuda tereddüdümüz yok ve bu konudaki çabalarımız da bundan sonra daha da artarak devam edecektir.”</p>
<p><strong>Davutoğlu-Bryza El Ele</strong></p>
<p>Davutoğlu, Stratejik Derinlik başlıklı kitabında, Balkanlar’da Arnavutluk’un, Kafkasya’da Azerbaycan’ın Türkiye için vazgeçilemez olduğunu yazıyor <em>(Küre Yayınları, 31. baskı)</em>. Madem Azerbaycan Türkiye için vazgeçilmezdir, öyleyse AKP ve Davutoğlu neden Azerbaycan’ın istikrarını bozucu bir siyaset izliyorlar?</p>
<p>Davutoğlu, “Politbüro üyesi” Haydar Aliyev’in, Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ı işgal etmesini de kapsayan bir Rus komplosu sonucunda Azerbaycan cumhurbaşkanı olduğu görüşünde. Kitabında yazdığına göre, Ermenistan’ın işgaliyle birlikte Azerbaycan’ın Rusya karşıtı “seçilmiş cumhurbaşkanı” Ebulfeyz Elçibey’in tasfiye süreci başlamış, Suret Hüseyinov darbesiyle Elçibey devrilmiştir. Arkasından oluşan boşlukta Aliyev cumhurbaşkanı yapılmıştır. Bu görüş, Tansu Çiller’in Haydar Aliyev’e karşı bir darbe tezgâhlamasının da fikri temeliydi. Çiller’in darbesini bizzat Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel Aliyev’e haber vererek başarısızlığa uğratmıştı.</p>
<p>Davutoğlu’nun “Ermeni açılımı,” Haydar Aliyev’in cumhurbaşkanı olmaya götüren süreci tersinden işletmeyi amaçlıyor. Mademki Haydar Aliyev Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’ı ve çevresindeki yedi bölgeyi işgal etmesiyle iktidara geldi, İlham Aliyev de Ermenistan’ın işgal altında tuttuğu toprakların tamamından değilse bile beş bölgeden çekilmesiyle gidecek. Bir kez Ermenistan’ın beş bölgeden çekilmesi sağlanırsa, AKP’nin de desteğiyle Sorosçular vs harekete geçirilecek ve bir “turuncu devrim” gerçekleştirilerek, Azerbaycan’ın NATO’ya girmesine onay veren bir Amerikancı iktidar kurulacak. İşte AKP’ye göre Azerbaycan’ın Türkiye için vazgeçilmez olmasının anlamı bu. Yandaş kalemşorların yazdığı gibi, halk tabanı olmayan Aliyev diktatörlüğü altında Azerbaycan Türkiye için zaten kayıp. Açılım, Turgut Özal’ın George Bush ile birlikte Irak “diktatörü” Saddam Hüseyin’i devirmek için çevirdiği sinsi manevralara benziyor.</p>
<p>Ermenistan’ın beş bölgeden çekileceğini ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Matthew Bryza açıkladı. AGİT Minsk grubu eşbaşkanı olan Bryza, Ermenistan’ın Karabağ’daki beş bölgeyi derhal, iki bölgeyi ise beş sene gibi bir zaman dilimi içerisinde Azerbaycan’a vermesi gerektiğini söyledi. Bryza’nın açıkladığı plana göre, özel bir idari statüye kavuşturulacak bölgeye uluslararası barış gücü yerleştirilecek. Bryza’nın açıklamaları, Davutoğlu’nun “Ermeni açılımı”nın bir ABD projesi olduğunu kanıtlıyor.</p>
<p><strong>Nereden Çıktı Bu Açılım?</strong></p>
<p>Rusya 2008 yazında Gürcistan harekâtıyla NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin ve ABD’nin Orta Asya’ya Kafkasya’dan koridor açarak hem Rusya’yı hem İran’ı kuşatmasının yolunu tıkamıştı. Bu harekâttan sonra Azerbaycan’da NATO’ya yönelik isteksizlik daha da yükseldi. Büsbütün çöken ve bağımsızlığını ilan ettiği 1991’den bu yana nüfusu bir milyon azalan Ermenistan, tamamen Rusya’ya mahkum oldu. Türkiye’de ve 4 milyon Türkün yaşadığı Avrupa’da Talat Paşa Komitesinin “Ermeni soykırımı emperyalist yalandır” kampanyası geniş yankı buldu. Bu zemin, İran’ın 1994 yılında ortaya attığı bölgesel çözüm planının yeniden gündeme gelmesini ve destek bulmasını sağlayabilirdi. İran, ABD ve Fransa gibi emperyalist devletlerle bu devletlerin etkin olduğu Minsk Grubu vb örgütleri devre dışı bırakan 3+3 formülünü ortaya atmıştı. Yani Türkiye, Rusya ve İran ile Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan bir araya gelerek, bölgesel bütün sorunlara herkesin ortak yararına çözümler bulmalıydı. Böylesi bir olay Türkiye, İran ve Rusya’yı birbirine daha yaklaştıracaktı ve Avrasya’nın batısında bir ortak iradenin yolunu açardı. Böyle bir gelişme, ABD için stratejik önem arzeden bir yenilgi olurdu; Rusya ile İran’ı kuşatma ve Orta Asya’ya koridor açma hesapları çıkmaza girerdi. ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama, Nisan ayındaki Türkiye ziyaretinde “Ermeni soykırımı”nı kabul etme sopasını sallayarak, ABD’nin ayak sürümeye tahammülü olmadığını bildirdi. Davutoğlu ve amirleri, daha önce başlattıkları “açılım” programını hızlandırdılar.</p>
<p><strong>60 Yıl Önceki Komplo Tekrarlanıyor</strong></p>
<p>AKP’nin “Ermeni açılımı” ile üstlendiği ABD politikası çok yönlüdür. Bu sürecin devamında, Türkiye içinde millici kuvvetlere daha ağır baskı uygulamaya ve yeni bir bölücü fay oluşturmaya ek olarak, Azerbaycan’ın iç istikrarı bozulacak ve Azerbaycan ile Ermenistan’ı NATO’ya dahil edilecek. Bu ise, Rusya ve İran’ın haklı olarak “düşmanca” diye algılayacağı ve karşı önlemler alacağı bir mevzilenmenin başlangıcıdır. Zaten Davutoğlu, Rusya’nın iç çelişkilerini kullanmaktan, “Kuzey Kafkas cumhuriyetlerinin Rusya Federasyonu içindeki statülerini kademeli bir şekilde güçlendirmekten”  açık açık söz ediyor, Türkiye’nin savunmasını kuzeyde Grozni’den başlatıyor.</p>
<p>Kısacası, “Ermeni açılımı,” İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Amerikan muhipleri tarafından uydurulan “Sovyetler Birliği Türkiye’den Kars, Ardahan ve Boğazları istedi” yalanına benzer bir komplodur. Rusya’da güçlenen Avrasyacılık ve Türkiye’de milli kuvvetler üzerinden hızlanan Türk-Rus yakınlaşmasını bozmak ve iki ülkeyi yeniden düşman konumlara sürüklemek istenmektedir. Komplo bu kez İran’ı da kapsıyor.</p>
<p>O komplo nasıl “Küçük Amerika” sürecini başlatmışsa, şimdiki komplonun mafya-tarikat rejiminin tam anlamıyla kurumlaştırması umuluyor. Ancak düşüşteki AKP’nin nefesi buna yetmeyecek gibi görünüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/davutoglunun-stratejik-derinligi-ne-kadar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aliyev&#8217;den Uyarılar</title>
		<link>http://bilig.org/aliyevden-uyarilar.html</link>
		<comments>http://bilig.org/aliyevden-uyarilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Oct 2009 00:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[azeri gazı]]></category>
		<category><![CDATA[azertaç]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[govsan]]></category>
		<category><![CDATA[haydar aliyev]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[protokol]]></category>
		<category><![CDATA[rusya iran]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1135</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerden rahatsız olan Azerbaycan, Dağlık Karabağ bölgesini işgal eden komşusuna savaş imasında bulundu. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev &#8220;ordumuz vatan topraklarını kurtarmak için her an hazır olmalı&#8221; dedi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, resmi haber ajansı AzerTaç’a yaptığı açıklamada son dönemde Ermenistan ile yapılan Karabağ konusundaki görüşmelerde istenen sonucun alınamadığını vurguladı.
Açıklamayı Azerbaycan’ın Karabağ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h5><img class="size-full wp-image-1136 alignright" title="aliyev" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/aliyev.jpg" alt="aliyev" width="117" height="117" />Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerden rahatsız olan Azerbaycan, Dağlık Karabağ bölgesini işgal eden komşusuna savaş imasında bulundu. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev &#8220;ordumuz vatan topraklarını kurtarmak için her an hazır olmalı&#8221; dedi.</h5>
<p>Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev, resmi haber ajansı AzerTaç’a yaptığı açıklamada son dönemde Ermenistan ile yapılan Karabağ konusundaki görüşmelerde istenen sonucun alınamadığını vurguladı.</p>
<p>Açıklamayı Azerbaycan’ın Karabağ gazilerinin yaşadığı Govsan köyünde askeri törende yapan Aliyev şöyle konuştu:</p>
<p>“Günümüzde Karabağ ihtilafı çözülmüş değil. Azerbaycan yönetimi bu soruna barışçıl yoldan çözüm bulunması için gerekli diplomatik çabayı gösteriyor. Günümüzde Azerbaycan’ın ekonomisi ve askeri gücü 90’lı yıllarla mukayese edilemeyecek kadar farklı. Bugün çok daha zengin bir ülke ve çok daha güçlü bir ordumuz var. Uluslararası hukuk çerçevesinde ve görüşme masasında topraklarımızın geri alınamaması durumunda ordumuz vatan topraklarını kurtarmak için her an hazır olmalı. Gerekirse bu yola da başvurmayı göze alabiliriz.”</p>
<p>Aliyev, Azeri gazını Avrupa’ya taşıma konusunda Türkiye’nin şartlarının “kabul edilemez” hale geldiğini ve gaz rotasını değiştirmeyi düşündüklerini söyledi.</p>
<p>Aliyev ayrıca, gelecek yıldan itibaren Rusya ve İran’a da gaz ihraç edebileceklerini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/aliyevden-uyarilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FİFA&#8217;ya Haberi Kim Uçurdu?</title>
		<link>http://bilig.org/fifaya-haberi-kim-ucurdu.html</link>
		<comments>http://bilig.org/fifaya-haberi-kim-ucurdu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 09:12:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan bayra]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan bayrağı]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Bayrakları Stada Girebilecek]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Valiliği]]></category>
		<category><![CDATA[FİFA]]></category>
		<category><![CDATA[FİFA'ya Haberi Kim Uçurdu?]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmut Özgener]]></category>
		<category><![CDATA[Michel Platini]]></category>
		<category><![CDATA[tff]]></category>
		<category><![CDATA[uefa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1087</guid>
		<description><![CDATA[13 Ekim&#8217;de yayınladığımız “Azerbaycan Bayrakları Stada Girebilecek” başlıklı yazımızda, Türkiye-Ermenistan milli maçından önce Bursa Valiliğinin Azerbaycan bayrağına koyduğu yasağı kaldırdığını yazmıştık.
Oysa akşam üstü maç öncesi görüntüleri izleyenler Azerbaycan bayraklarının stada sokulmadığını gördüler.
zasss rumuzlu bir okurumuz da söz konusu haberimize yolladığı yorumda şunları söylüyordu:
Sevgili &#8220;bilig.org&#8221; nasıl kalkmış bu yasak ki.. saat 19,30 civarlarıydı sanıyorum..görüntülerde vatandaşla polis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>13 Ekim&#8217;de yayınladığımız “Azerbaycan Bayrakları Stada Girebilecek” başlıklı yazımızda, Türkiye-Ermenistan milli maçından önce Bursa Valiliğinin Azerbaycan bayrağına koyduğu yasağı kaldırdığını yazmıştık.</p>
<p>Oysa akşam üstü maç öncesi görüntüleri izleyenler Azerbaycan bayraklarının stada sokulmadığını gördüler.</p>
<p>zasss rumuzlu bir okurumuz da söz konusu haberimize yolladığı yorumda şunları söylüyordu:<br />
Sevgili &#8220;bilig.org&#8221; nasıl kalkmış bu yasak ki.. saat 19,30 civarlarıydı sanıyorum..görüntülerde vatandaşla polis cebelleşiyordu Star Tv&#8217;de&#8230; Azerbaycan bayraklarını sokardın sokamazdın diye?..neye?..nereye?.. niye?&#8230;tabii ki bu iki yüzlü siyasilere.. Vali bey yasağı kaldırdı deniyor ama tam tersi şekilde bi uygulama var&#8230;</p>
<p>Okurumuzun eleştirisi haklıydı, çünkü dünkü maçın kapısında bekleyen polisler stada getirilen Azerbaycan bayraklarına el koydular.</p>
<p>Bursa Valiliğinin yasak kararını kaldırmasına rağmen polis bayraklara neden el koyduğunu kimse anlayamamıştı.</p>
<p>Kısa süre sonra durum aydınlandı:</p>
<p>Valilik yasağı kaldırmıştı ama bu kez FİFA Azerbaycan bayrağına yasak koymuştu!</p>
<p>FİFA, Türkiye Futbol Federasyonu´na &#8220;Çok acil&#8221; kodlu bir yazı göndererek, Türkiye-Ermenistan milli maçında, stada Azerbaycan bayrağı alınmamasını istedi.</p>
<p>Peki ama Valiliğin yasağı kaldırdığının haberini FİFA’ya kimler ve nasıl uçurmuştu? Bu karar neden ve nasıl böyle bir yıldırım hızıyla alınıp Türkiye’ye bildirilmişti?</p>
<p>Yoksa birileri “Bu kararı Türkiye’nin alması dost ve kardeş Azerbaycan’a karşı ayıp olur. İyisi mi bu yasağı biz değil de FİFA koysun” diye mi düşünmüştü?</p>
<p>Yani bir çeşit AKP usulü bir muvazaa mı yapılmıştı?</p>
<p>Stadın şeref tribününde UEFA Başkanı Michel Platini ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener’in yan yana oturduğunu görenler, yasak kararının pek de uzaklara gidip gelmediğini düşünmüş olmalıdırlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/fifaya-haberi-kim-ucurdu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Azerbaycan Bayrakları Stada Girebilecek (Karar FIFA Tarafından Değiştirildi)</title>
		<link>http://bilig.org/azerbaycan-bayraklari-stada-girebilecek.html</link>
		<comments>http://bilig.org/azerbaycan-bayraklari-stada-girebilecek.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2009 13:27:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan bayrağı]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan Bayrakları Stada Girebilecek]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye ile Ermenistan arasında Bursa&#8217;da oynanacak karşılaşmada Azerbaycan bayrağı yasağı kaldırıldı. Vali Harput, Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu&#8217;na böyle bir yasağın söz konusu olmadığını söyledi.
Bursa&#8217;da oynanacak olan Türkiye-Ermenistan maçındaki bayrak krizi son buldu. Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu&#8217;nu makamına davet eden Vali Şahabettin Harput, Azerbaycan bayrağıyla ilgili bir kamuoyu baskısının olduğunu, bu yasağın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_1054" class="wp-caption alignleft" style="width: 131px"><img class="size-full wp-image-1054 " title="azerbaycan" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/azerbaycan.png" alt="azerbaycan" width="121" height="121" /><p class="wp-caption-text">Azerbaycan Bayrağı</p></div>
<p>Türkiye ile Ermenistan arasında Bursa&#8217;da oynanacak karşılaşmada Azerbaycan bayrağı yasağı kaldırıldı. Vali Harput, Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu&#8217;na böyle bir yasağın söz konusu olmadığını söyledi.</p>
<p>Bursa&#8217;da oynanacak olan Türkiye-Ermenistan maçındaki bayrak krizi son buldu. Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu&#8217;nu makamına davet eden Vali Şahabettin Harput, Azerbaycan bayrağıyla ilgili bir kamuoyu baskısının olduğunu, bu yasağın asılsız olduğunu söyledi.</p>
<p>Kamu-Sen Bursa İl Temsilcisi Selçuk Türkoğlu, yaptığı açıklamada, &#8220;Vali Bey, Azerbaycan bayraklarının stada sokulması ile ilgili beni makamına çağırdı. Bana, &#8216;Bizim Azerbaycan bayraklarını stada sokmama gibi bir teşebbüsümüz olmadı. Söylenenler yanlış anlaşıldı. Bizim için Türk bayrağı da aynıdır, Azerbaycan bayrağı da. İstediğiniz kadar Azerbaycan bayrağını stada getirebilirsiniz. Biz herhangi bir tatsızlık çıkmasın diye böyle bir söylemde bulunmuştuk. Türkiye-Ermenistan maçında stadyuma istediğiniz kadar Azerbaycan bayrağı getirebilirsiniz&#8217; dedi. Biz de bu karardan memnuniyetimizi dile getirdik&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong><em>Bilig.Org Son Durum:</em></strong> Karar 17 Ekim 2009 tarihinde FIFA tarafından değiştirildi.Nedeni ise maç yapan ülkeler dışında bir ülkenin bayrağının açılması ırkçılık suçu oluyormuş. Fakat FIFA bu yönetmeliği nedense Ermenistan da oynanan maçda açılan sözde yukarı karabağ bayraklarının stada alınmasına göz yumarak bu yönetmeliği uygulamamıştır. Amiyane bir tabirle tükürdüğünü yalamıştır. FIFA&#8217;nın bu ayrımcılığının gözardı edilmemesini ve Azeri kardeşlerimizin sorunlarının unutulmamasınız diliyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/azerbaycan-bayraklari-stada-girebilecek.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD Baskına Boyun Eğen AKP Hükümeti Protokollere İmzayı Attı</title>
		<link>http://bilig.org/abd-baskina-boyun-egen-akp-hukumeti-protokollere-imzayi-atti.html</link>
		<comments>http://bilig.org/abd-baskina-boyun-egen-akp-hukumeti-protokollere-imzayi-atti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Oct 2009 22:22:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Baskına Boyun Eğen AKP Hükümeti Protokollere İmzayı Attı]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Davutoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Bernard Kouchner]]></category>
		<category><![CDATA[Edward Nalbandyan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hillary Clinton]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[Sergey Lavrov]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=1027</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;nin baskısına boyun eğen AKP hükümeti Karabağ işgalinin sürmesine rağmen protokollere imzayı attı. Böylelikle Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırların açılmasının önündeki ilk engel koşulsuz kabul edildi. AKP iktidarının bundan sonraki hedefi Protokolleri Meclis onayına getirmek.
AKP hükümeti Türk milletinden gizleyerek üzerinde anlaşmaya vardığı protokollere Ermenistan&#8221;ın Karabağ işgalinin sürmesine rağmen imzayı attı. İşviçre&#8217;nin Zurih kentindeki imza törenini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h5>ABD&#8217;nin baskısına boyun eğen AKP hükümeti Karabağ işgalinin sürmesine rağmen protokollere imzayı attı. Böylelikle Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırların açılmasının önündeki ilk engel koşulsuz kabul edildi. AKP iktidarının bundan sonraki hedefi Protokolleri Meclis onayına getirmek.</h5>
<p><img class="size-full wp-image-1028 alignleft" title="ermenistan protokolu" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/ermenistan-protokolu.jpg" alt="ermenistan protokolu" width="160" height="160" />AKP hükümeti Türk milletinden gizleyerek üzerinde anlaşmaya vardığı protokollere Ermenistan&#8221;ın Karabağ işgalinin sürmesine rağmen imzayı attı. İşviçre&#8217;nin Zurih kentindeki imza törenini saat 18.00&#8243;de yapılması gerekiyordu.</p>
<p>Ancak Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbantyan Davutoğlu&#8221;nun konuşmasında protokollerle Karabağ sorunu arasında paralellik kurduğunu öne sürerek toplantıyı terk etti. ABD Dışişleri Bakanı&#8217;nın araya girmesiyle tekrar masaya oturan taraflar imzaları attılar.</p>
<p>Protokollere imzayı, Ankara adına Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Erivan adına ise Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan attı. Törene ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner de katıldı. İki ülke dışişleri bakanları tarafından imzalanan protokoller uyarınca Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınırların açılmasının önüdeki ilk engel ön koşulsuz olarak kabül edildi.</p>
<p>Türkiye ve Ermenistan dışişleri bakanları tarafından imzalanan protokoller her iki ülkenin parlamentolarında tartışmaya açılacak. Protollerin parlamentolarda kabül edilmesi halinde sinır kapıları iki ay sonra şartsız açılacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/abd-baskina-boyun-egen-akp-hukumeti-protokollere-imzayi-atti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Soykırım ve Karabağ Denildiği An Diyalog Biter</title>
		<link>http://bilig.org/soykirim-ve-karabag-denildigi-an-diyalog-biter.html</link>
		<comments>http://bilig.org/soykirim-ve-karabag-denildigi-an-diyalog-biter.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 May 2009 18:09:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[erivan]]></category>
		<category><![CDATA[Ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[karabağ]]></category>
		<category><![CDATA[Levon Ter-Petrosyan]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım ve Karabağ Denildiği An Diyalog Biter]]></category>
		<category><![CDATA[sözde soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yol haritası belgesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=679</guid>
		<description><![CDATA[Sovyet dönemi sonrası bağımsız Ermenistan’ın ilk Devlet Başkanı Levon Ter-Petrosyan, Ermenistan ile Türkiye arası ilişkilere ışık tutan kitap yazdı.

Erivan’da satışa çıkan ’Ermenistan-Türkiye İlişkileri’ isimli kitapta Petrosyan, “Soykırım meselesini masaya koyduğunuz an tüm diyalog biter” diyerek şimdiki yönetimi uyardı.
Yazdığı kitapta Ermenistan’ın bölgede huzur içinde varlık sürdürmesinin garantisi olarak tüm komşularıyla yakın siyasi ve ekonomik ilişki kurulmasından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><img class="alignright size-full wp-image-680" title="levon-ter-petrosyan" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/levon-ter-petrosyan.jpg" alt="levon-ter-petrosyan" width="141" height="141" />Sovyet dönemi sonrası bağımsız Ermenistan’ın ilk Devlet Başkanı Levon Ter-Petrosyan, Ermenistan ile Türkiye arası ilişkilere ışık tutan kitap yazdı.<br />
</em><br />
Erivan’da satışa çıkan ’Ermenistan-Türkiye İlişkileri’ isimli kitapta Petrosyan, “Soykırım meselesini masaya koyduğunuz an tüm diyalog biter” diyerek şimdiki yönetimi uyardı.</p>
<p>Yazdığı kitapta Ermenistan’ın bölgede huzur içinde varlık sürdürmesinin garantisi olarak tüm komşularıyla yakın siyasi ve ekonomik ilişki kurulmasından geçtiğini belirten Petrosyan, “İyi komşuluk ilişkisi muhakkak Türkiye ile de olmalı. Ülkelerimiz arasında böyle bir ilişkinin kurulmasına giden yolda sorun olduğunu biliyoruz. Ancak diyalog ön koşulsuz ve şartsız devam etmeli. Ermenistan Yönetimi, katiyetle soykırım meselesini Türklerin önüne koymamalı. Böyle bir adım atıldığı an son dönemde elde edilen tüm olumlu gelişmeler çöpe gider. Diyalog da kesilir” dedi.</p>
<p>Kitabında Türkiye yönetimine de seslenen eski Başkan Petrosyan, “Türkiye yakın kardeşi gördüğü Azerbaycan ile ilişkilerini bu ülkenin Ermenistan ile olan sorunlarına endekslememelidir. Türkiye Karabağ sorunu konusunda ısrarcı tavır takınırsa sonuç yine aynı olur. Diyalog kesilir” uyarısında bulundu. Petrosyan, taraflar arası diyaloğun ileride çıkmaza girmemesi için İsviçre’de imzalanan “<em>yol haritası</em>” belgesi yanına Türkiye ile Ermenistan’ın aralarında konuşarak, “<em>Çelişki ve itilaf noktalarımız</em>” bildirisi yayınlamalarında faydalı olacağı görüşünü dile getirdi.</p>
<p>Petrosyan Ermenistan’ın bağımsızlık ilan ettiği 1991’den 1998 kadar Devlet Başkanı görevini yürütmüştü. 98’de Karabağ lobisinin baskısıyla istifa etmek zorunda kalan Petrosyan, günümüzde Ermenistan’daki muhalif güçlerin lideri konumunda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/soykirim-ve-karabag-denildigi-an-diyalog-biter.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>‘Karabağ’ Güvencesi Askerden</title>
		<link>http://bilig.org/%e2%80%98karabag%e2%80%99-guvencesi-askerden.html</link>
		<comments>http://bilig.org/%e2%80%98karabag%e2%80%99-guvencesi-askerden.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 May 2009 10:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan’ı Kaybedemeyiz]]></category>
		<category><![CDATA[genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[mgk]]></category>
		<category><![CDATA[milli güvenlik kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yeniçağ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=668</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği “İşgal bitmeden sınır açılmaz” güvencesinin ardında 28 Nisan’daki MGK toplantısı yatıyor.Güvenceyi askerler telkin etti
Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine düşürme oyununu askerler bozdu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakü ziyaretinde “Karabağ işgali bitmedikçe Ermenistan’a sınır kapısı açılamaz” sözüyle verdiği güvencedeki sır perdesi aralandı. Azerbaycan ile Türkiye’yi birbirine düşürmeye çalışan Ermenicileri hayal kırıklığına uğratan bu güvencenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-669" title="mgk" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/mgk.jpg" alt="mgk" width="154" height="154" />Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği “İşgal bitmeden sınır açılmaz” güvencesinin ardında 28 Nisan’daki MGK toplantısı yatıyor.Güvenceyi askerler telkin etti<br />
Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine düşürme oyununu askerler bozdu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Bakü ziyaretinde “Karabağ işgali bitmedikçe Ermenistan’a sınır kapısı açılamaz” sözüyle verdiği güvencedeki sır perdesi aralandı. Azerbaycan ile Türkiye’yi birbirine düşürmeye çalışan Ermenicileri hayal kırıklığına uğratan bu güvencenin arkasında Milli Güvenlik Kurulu (MGK) telkini çıktı. Sabah gazetesinin haberine göre, Türkiye ile Ermenistan arasında ön koşulsuz ’sınırların açılması’ konusunda adımların atıldığı bir dönemde Başbakan Erdoğan’ın Azerbaycan’a resmi ziyarette bulunarak “Karabağ sorunu çözülmeden, sınırlar açılmaz” sözleriyle Bakü’ye güvence vermesi çeşitli yorumlara neden oldu. Alınan bilgiye göre, Erdoğan’ın bu sözlerinin perde arkasında, Bakü’ye gitmeden önce katıldığı Milli Güvenlik Kurulu toplantısında generallerin ortaya koyduğu net tavır çıktı.</p>
<p><strong>Azerbaycan’ı Kaybedemeyiz</strong></p>
<p>28 Nisan 2009 tarihinde yapılan MGK toplantısında askerlerin, Başbakan Erdoğan’a, “Türkiye ile Ermenistan arasındaki süreci ileri götürmek istiyoruz. Ancak Azerbaycan’ı kaybedemeyiz. Görüş ayrılıkları olabilir ama Türkiye için Azerbaycan’dan vazgeçme gibi bir kavram söz konusu değildir” denildi. Bu mesajı Azerbaycan tarafına vermek ise 13 Mayıs’ta yaptığı Bakü ziyaretiyle Erdoğan’a düştü. Erdoğan, MGK’da alınan kararı Azeri Parlamentosu’nda yaptığı açıklamayla net olarak çizdi.</p>
<p>Kaynak:<em>Yeniçağ</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/%e2%80%98karabag%e2%80%99-guvencesi-askerden.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözde Soykırım’ı Destekleyenlerin Sayısı Artıyor</title>
		<link>http://bilig.org/sozde-soykirim%e2%80%99i-destekleyenlerin-sayisi-artiyor.html</link>
		<comments>http://bilig.org/sozde-soykirim%e2%80%99i-destekleyenlerin-sayisi-artiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 May 2009 20:36:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[sözde soykırım]]></category>
		<category><![CDATA[Sözde Soykırım’ı Destekleyenlerin Sayısı Artıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=565</guid>
		<description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi’ne sunulan “Ermeni soykırımı” tasarısına imzalarıyla destek veren üye sayısı, dört Demokratın daha katılması ile 125′e yükseldi. Amerika Ermeni Asamblesi bu sayıyı yeni bir “kilometre taşı” olarak nitelendirerek, bu defa Kongre’nin yan çizmeyeceğini öne sürdü.
Washington- ABD Temsilciler Meclisi’ne sunulan “Ermeni soykırımı” tasarısına imzalarıyla destek veren üyelerin sayısının, dört Demokratın daha katılması ile 125′e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>ABD Temsilciler Meclisi’ne sunulan “Ermeni soykırımı” tasarısına imzalarıyla destek veren üye sayısı, dört Demokratın daha katılması ile 125′e yükseldi. Amerika Ermeni Asamblesi bu sayıyı yeni bir “kilometre taşı” olarak nitelendirerek, bu defa Kongre’nin yan çizmeyeceğini öne sürdü.</em></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-566" title="abdmeclis" src="http://bilig.org/wp-content/uploads/abdmeclis.jpg" alt="abdmeclis" width="300" height="209" />Washington- ABD Temsilciler Meclisi’ne sunulan “Ermeni soykırımı” tasarısına imzalarıyla destek veren üyelerin sayısının, dört Demokratın daha katılması ile 125′e yükseldiği bildirildi.</p>
<p>Önde gelen Ermeni lobi örgütlerinden Amerika Ermeni Asamblesi Başkanı Bryan Ardouny, son olarak Kongre üyeleri Bruce Braley, Peter Defazio, Bobby Rush ve John Yarmouth‘un da tasarıya destek verdiklerine dikkat çekerek “tasarının her iki partiden (Demokrat ve Cumhuriyetçi) 125 üyeden destek sağlaması yeni bir kilometre taşı oluşturuyor” dedi.</p>
<p>Ermenistan devlet radyosuna göre, Ardouny, bu defa Kongre’nin yan çizmeyeceğini savundu ve tasarının önemi konusunda Kongre üyelerini bilgilendirmeyi sürdüreceklerini de ifade etti.</p>
<p>ABD Başkanı Barack Obama’nın 24 Nisan açıklamasında “soykırım” sözcüğünü kullanmamasından büyük bir hayal kırıklığına uğrayan Ermeni lobi kuruluşları, “soykırım” tasarısının Kongre’den geçmesini sağlamaya yönelik çabalarına hız verdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/sozde-soykirim%e2%80%99i-destekleyenlerin-sayisi-artiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cephedeki Ermeni İhaneti</title>
		<link>http://bilig.org/cephedeki-ermeni-ihaneti.html</link>
		<comments>http://bilig.org/cephedeki-ermeni-ihaneti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 May 2009 20:24:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[bilig]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[kore]]></category>
		<category><![CDATA[korede kaybımızın sebebi ermeni tercümanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=376</guid>
		<description><![CDATA[Türklerin Kore’de Büyük Kayıp Vermesinin Nedeni Tercümanlarmış

ABD’nin Los Angeles şehrinde düzenlenen bir toplantı, yıllar sonra Kore’de en önde savaşan Türk birliğinin tamamına yakının nasıl şehit olduğunu ortaya çıkardı. Los Angeles’ta yaşayan Kore gazisi emekli albayların katıldığı toplantıda Türklerin kayıplarının çok olmasının, Ermeni tercümanlar yüzünden kaynaklandığı bildirildi.
Los Angeles’ta yaşayan ve kurdukları Kore gazileri derneğinin yöneticiliğini yapan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türklerin Kore’de Büyük Kayıp Vermesinin Nedeni Tercümanlarmış<br />
</strong><br />
ABD’nin Los Angeles şehrinde düzenlenen bir toplantı, yıllar sonra Kore’de en önde savaşan Türk birliğinin tamamına yakının nasıl şehit olduğunu ortaya çıkardı. Los Angeles’ta yaşayan Kore gazisi emekli albayların katıldığı toplantıda Türklerin kayıplarının çok olmasının, Ermeni tercümanlar yüzünden kaynaklandığı bildirildi.</p>
<p>Los Angeles’ta yaşayan ve kurdukları Kore gazileri derneğinin yöneticiliğini yapan Kore’de savaşan Koreli 3 emekli albay, Amerika Müslümanlar Birliği Los Angeles Şubesi ile Los Angeles ve Kaliforniya’daki Türk toplumu haber sitesi Turkla.com’un ortaklaşa düzenlediği ”Kore Şehitlerini Anma’ programında Türklerin savaştaki kahramanlıklarını anlattı.</p>
<p>Turkla.com köşe yazarı tarihçi Ahmet Önerbay’in yönetiminde gerçekleşen anma gününde bilinmeyen bazı gerçekler su yüzüne çıkarken, Türklerin özellikle Kaechon savunmasındaki kahramanlıkları ele alındı.</p>
<p>Toplantıda, söz alan Koreli Kore savaşı gazileri, mermileri biten Turk askerlerinin kılıç ve süngüleriyle hatta bir ara yumruklariyla Çinli askerleri harap ettiklerini ve çemberi yarmayı başardığı ifade etti.</p>
<p>Türk asklerlerinden kimsenin Korece ve İngilizce bilmemesinden dolayı Amerikan ordusunun Türkçe bilen Ermeni tercümanlar tuttuğunu bildiren, Turk ordusunu Kore’ye taşıyan gemi murettabatında görev alan Los Angeles’ta yaşayan emekli binbaşı Vedat Aslay, Ermenilerin Türklere verdiği yanlış bilgi yüzünden, büyük kayıplar verildiğini söyledi.</p>
<p>Yıllar sonra ortaya çıkan bu gerçeği doğrulayan Kore gazisi Albay Kwang J. Yang ise, Kaechon savunmasında Türklerin hemen yanındaki Kore birliklerinin komutanı olarak görev yaptığını, Türklerin nasıl cesurca savastığına cok yakından şahit olduğunu ve bunu hayranlıkla izlediğini söyledi. Albay Kwang J Yang’ın da teyit ettiği, Amerikalıların tercüman olarak tuttukları Ermenilerin sebep olduğu ileri sürülen o dönemdeki olaylar şu şekilde gelişiyor:</p>
<p>Kore savaşının bittiği varsayılarak ve ülkelerinde Christmas a yetişmek isteyen Amerikan orudusu geri çekilmeye başlar ancak Çin ordugu 500 bin kişilik bir orduyla saldırır. Amerikan askerleri çekilmek üzereyken Ermeni tercümanlar Türklere haber vermez ve Türkler 5000 kisi ile 500 bin kişilik Cin ordusunu durdurur. Etrafı sarılmış olmasina ragmen 2400′ü cemberi yarmayı başarır. 256 tanesi de esir düşer. Daha sonra, Çinliler, Türk esirleri Komünizm konusunda egitime alır, ancak, başarılı olamaz. Bir süre sonra da, uluslarası anlaşmalarla Türk esirler serbest bırakılır.</p>
<p>Los Angeles’taki Kore Gazileri derneğinin başkanı ve Kore gazisi Hae Soung Kim ise Kore Savaşıyla ilgili şunları söyledi:’ Savaş aslında kötüdür, ancak biz Kore’de savaşarak ben ve benim gibi binlerce kisinin bugüne kadar hayatta kalmasını sagladık, yoksa Kuzey Koreliler bizi şimdiye kadar öldürmüştü. Komunizm altında ezilmiştik” Türkleri sevdiğini Turkiye’ye gittiğini, Türk insanının sıcakkanlı ve cesur olduğunu anlatan Soung Kim, Kore’ye her gittiğinde ise, Kore’deki Türk şehitligini de ziyaret ettiğini ifade etti.</p>
<p><strong>Koredeki Komutanda Teyit Etti<br />
</strong><br />
Türk askerlerinden kimsenin Korece ve İngilizce bilmemesinden dolayı Amerikan ordusunun Türkçe bilen Ermeni tercümanlar tuttuğunu bildiren, Türk ordusunu Kore’ye taşıyan gemi mürettabatında görevli emekli binbaşı Vedat Aslay, Ermenilerin Türklere verdiği yanlış bilgi yüzünden büyük kayıplar verildiğini söyledi.</p>
<p><strong>Cephede Savunmasız Kaldılar<br />
</strong><br />
Koreli Albay Kwang J. Yang’ın da teyit ettiği olaylar şu şekilde gelişti: Savaşın bittiği varsayılarak ülkelerinde Christmas’a yetişmek isteyen Amerikan ordusu çekilmeye başlar ancak Çin ordusu 500 bin kişilik bir kuvvetle saldırır. ABD çekilmek üzereyken Ermeni tercümanlar Türklere haber vermez ve Türkler 5000 kişi ile 500 bin kişilik Çin ordusunun karşısında kalır. Etrafı sarılmış olmasına rağmen 2400′ü çemberi yarmayı başarır, 256’sı esir düşer. Çinliler, Türk esirleri Komünizm eğitimine alır ancak, başarılı olamaz. Bir süre sonra da uluslararası anlaşmalarla Türk esirler serbest bırakılır.</p>
<p><strong>Türkler Bizim için Canlarını Feda Etti<br />
</strong><br />
Toplantıda konuşan Koreli subaylardan Myong C. Seo, ”Ben ülkem için savaştım ancak Türkler sırf bize yardım için canlarını verdi. Hatırladıkça gözlerim yaşarıyor. Bambaşka bir ülkenin insanları bizim için canlarını verdi. Türklere ne kadar minnettar olsak azdır” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/cephedeki-ermeni-ihaneti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sözde’ler ve Wilson Ermenistan’ı</title>
		<link>http://bilig.org/sozde%e2%80%99ler-ve-wilson-ermenistan%e2%80%99i.html</link>
		<comments>http://bilig.org/sozde%e2%80%99ler-ve-wilson-ermenistan%e2%80%99i.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 May 2009 13:38:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mehmet Önder</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ermeni Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[bilig]]></category>
		<category><![CDATA[bilig.org]]></category>
		<category><![CDATA[haklı tezlerimizden vazgeçiyoruz]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson ermenistanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bilig.org/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[Dünya politikalarına yön veren Uluslararası Kriz Grubu’nun, “Ermeni sorunu” konusunda hazırladığı, Cengiz Çandar’ın da Başbakan Erdoğan’a “satır satır okumasını” tavsiye ettiği çok taze bir rapor, Türkiye’nin tezlerinden nasıl adım adım vazgeçtiğinin/vazgeçirildiğinin belgesi gibi. “Türkiye ve Ermenistan: Zihinlerin ve Sınırların Açılması” başlığını taşıyan 14 Nisan 2009 tarihli, 35 sayfalık raporda çok şey var, ama özellikle birkaçı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya politikalarına yön veren Uluslararası Kriz Grubu’nun, “<strong>Ermeni sorunu</strong>” konusunda hazırladığı, Cengiz Çandar’ın da Başbakan Erdoğan’a “<strong>satır satır okumasını</strong>” tavsiye ettiği çok taze bir rapor, Türkiye’nin tezlerinden nasıl adım adım vazgeçtiğinin/vazgeçirildiğinin belgesi gibi. “<strong>Türkiye ve Ermenistan: Zihinlerin ve Sınırların Açılması</strong>” başlığını taşıyan 14 Nisan 2009 tarihli, 35 sayfalık raporda çok şey var, ama özellikle birkaçı, adeta aynaya bakıp, kendimizi sorgulamamızı mecburi kılıyor.</p>
<p>O raporda deniliyor ki;</p>
<blockquote><p>Türkiye’de “Ermeni sorunu”nda tam dönüş noktası, Ocak 2007’de Hırant Dink’in öldürülmesi oldu. Birçok aydın, tarihin hayaleti ile yüzleşmeye başladı, binlerce insan, “Hepimiz Ermeniyiz” diye yürüdü…Açılmayan arşivler açıldı…</p></blockquote>
<p>Doğru mu?..Doğru…Demek ki, Dink cinayeti bir takım hesapları kolaylaştırmış. O halde Dink cinayetinin tüm boyutlarıyla aydınlatılması, gerçeklerin ortaya çıkarılması, en acil ve önemli vazife olarak önümüzde durmuyor mu?</p>
<p>Raporda, altı çizilmesi gereken ikinci tespit de şu;</p>
<blockquote><p>Ankara, Ermenistan’a yönelik şartlarını resmi olarak kaldırmadı, ama muhtemel değişikliklerin gayrı resmi belirtilerini gösterdi…Mesela 2005, özellikle de geçen yıldan itibaren, “sözde soykırım” deyimi, resmi açıklamalardan düzenli olarak çıkarıldı…Devlet televizyonundaki haberler ve okul kitaplarında, “1915” ifadesi kullanılmaya başlandı…Ermeni Araştırmaları Enstitüsü Direktörü eski Türk Büyükelçisi Ömer Lütem’in verdiği bilgiye göre, Milli Güvenlik Kurulu 2005 yılında, komşularla ilişkilerde modern bir dil kullanılmasına karar verdi…</p></blockquote>
<p>Bu tespitlerde de büyük ölçüde doğruluk payı var mı? Var…Ancak “sözde” ifadesinin, milli güvenlik stratejimizi belirleyen MGK’nın kararı ile kullanılmamaya başlandığı iddiasına takılmıştım ki, MGK’nın 28 Nisan toplantısından sonra yapılan açıklamada, aynen şöyle denildiğini gördüm:</p>
<blockquote><p>“Bazı ülkelerce 1915 olaylarıyla ilgili olarak yapılan son açıklamalara tarafımızdan gösterilen tepkiler ve bu konuda yapılan girişimler değerlendirilmiştir…”</p></blockquote>
<p>Maalesef, “<strong>MGK kararı</strong>” iddiası doğrulanmıştı. Ama hemen iki gün sonra Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, düzenlediği basın bilgilendirme toplantısında, Ermenistan’la sınırların açılmasına ilişkin bir soruyu cevaplandırırken, “<strong>sözde soykırım</strong>” ifadesini kullandı. Uzunca süredir unutulan/unutturulan bu hassasiyet için öncelikle Başbuğ’a teşekkür borcumuzu yerine getirelim. Hemen beraberinde akıllara takılan şu soruyu dillendirelim; “MGK’nın Ermeni meselesi ile ilgili aldığı kararlar ve yaptığı açıklamalar, oy birliğiyle mi, oy çokluğuyla mı benimsendi?”</p>
<p><strong>Ermenistan&#8217;ın Milli Strateji Belgesi</strong></p>
<p>Nasıl ki, ülkemizin Milli Güvenlik Strateji MGK tarafından belirleniyor, Ermenistan’ın da bir “Milli Güvenlik Stratejisi” var… İşte, Uluslararası Kriz Grubu raporunda, Ermenistan Anayasası’nda Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik ifadelerin yer aldığı, Ağrı Dağı’nın “milli sembol” olarak kullanıldığı hatırlatıldığı gibi, bu milli güvenlik stratejisinden de söz edilip, şöyle deniliyor: “Ermenistan Ulusal Güvenlik Konseptine göre, Ermenistan, tarihi adaletin gerçekleşmesi, bölgedeki durumun gelişmesi ve gelecekte benzer suçların işlenmesini önlemek için soykırıma uluslararası tanınma ve Türkiye’nin mahkûm edilmesini istiyor.”</p>
<p>Ermenistan Milli Strateji Belgesi’ndeki diğer kararları da, Siyaset Bilimci Prof. Hikmet Özdemir’den öğreniyoruz. Özdemir’in verdiği bilgiye göre, 2 Şubat 2007 tarihli belgede şu üç kollu plan varmış: “Anadolu şehirlerindeki Ermeni varlığı kültürel ve antropolojik olarak yeniden oluşturulacak… Ermeni genç kuşakların eskiden ecdatlarının oturdukları topraklarla ilgili hasreti canlandırılacak ve gayrimenkul satın almaları özendirilecek… Aile tarihi araştırmalarıyla, Türk kimliğine yönelik bir saldırı stratejisi uygulanacak…”</p>
<p>Yeniden Kriz Grubu’nun raporuna dönersek;</p>
<blockquote><p>Ermenistan Dışişleri Bakanlığı internet sitesinde şunlar yazıyormuş: “Genç Türkler 300 bin Ermeni erkeğini askere aldı, onları silahsızlandırdı, öldürdü veya öldürülmeleri için Gelibolu’nun ön cephesine gönderdi… Binlerce kadın ve çocuk tecavüze uğradı. On binlercesi İslam’ı seçmeye zorlandı. Bunların tamamı soykırımdır”… Keza, Ermeni Ulusal Komitesi’nin Vaşington ofisindeki şöminenin üstünde, “Wilson prensipleri ile sözü verilen Wilson Ermenistan’ı haritası” asılıymış.</p></blockquote>
<p><strong>Düşmana Ne Hacet!</strong></p>
<p>Ermenistan cephesini burada bırakıp, Kriz Grubu’nun raporu hazırlarken, Şubat-Mart aylarında özel görüşmeler yaptığı bazı siyasilerimiz, bürokrat ve diplomatlarımızın söylediklerine geçelim. Mesela etkili bir milletvekilimiz, “Azerbaycan mutlu değil, ama biz onlara, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını, sınırların kapalı tutulmasının kalıcı bir çözüm sağlamayacağını, buna güvenmemelerini anlatıyoruz” demiş. Bir diğeri, “Araştırma komisyonunun kurulmasına Türkiye’de büyük destek var. Birçok Türk, gerçekten neler olduğunu merak ediyor. Böyle bir komisyona, öncelikle kendimiz için ihtiyacımız var” açıklamasını yapmış. Geçtiğimiz günlerde üst düzey bir göreve atanan yetkili, “Modern Türkiye’nin 1915 olaylarından sorumlu tutulup, tutulmayacağı” konusunda Kriz Grubu’na gönderdiği elektronik posta mesajında, “Yeni bir devlet olan Türkiye, yasal anlamda Osmanlı İmparatorluğu’nun halefi değil. Fakat Osmanlı’nın mirası, borçları gibi, kitlesel Ermeni ölümleri ile ilgili iddiaları da reddetmedi veya reddedemedi” şeklinde görüş bildirmiş. Halen çok etkili olan emekli bir Büyükelçimiz de, “Soykırım suçunun işlendiğine inanmadığını, ancak verilen büyük zararı telafi için sadece Ermenilerden değil, Cumhuriyet döneminde Türkiye’yi terk etmeye zorlanan Rumlar ve diğer azınlıklardan da özür dilenmesi şeklinde bir jestin görevimiz olduğunu” anlatmış.</p>
<p>Böyle “<strong>sözcülerimiz</strong>” varken, muhataplarımız ne demez ki?</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde yapılan Karadeniz Ekonomik İşbirliği toplantısında, “Ankara-Erivan arası yakınlaşmada yeni bir adım daha atıp, Karadeniz’e kıyısı olmayan Ermenistan’ın, Karadeniz Çevre Otoyolu projesine katılımını onayladığımız”  kararı alınmış. O sırada Ermenistan Dışişleri Bakanı Nalbantyan ise, “Türk siyasilerin, bir gün Erivan’daki soykırım anıtına çelenk koyacağı inancını” açıklıyor ve “Neden her zaman biz Ermenilerin aldatılacağını düşünüyoruz ki? Kim bizleri kandıracak ki? Eğer bu ülke Türkiye ise, o zaman Ankara kendisini kandırmış olacak. Türk yöneticileri ABD, Rusya ve AB’yi kandırmış olacak” diyordu.</p>
<p>Her adımın Azerbaycan’la birlikte atıldığı, dost ve kardeş ülkemizin her gelişmeden haberdar edildiği söyleniyor…Öyleyse Aliyev, 28 Nisan günü Brüksel’de neden şu açıklamaları yapma ihtiyacı duydu?</p>
<p>“Ermenistan ile bir anlaşmaya katılmak istemiyoruz. Topraklarımızın bir bölümünü işgal eden devletle anlaşmak istemememiz anlaşılır umarım. Ermenistan gerekli koşulları yerine getirmediği sürece hiçbir anlaşma, ortaklık ve işbirliği söz konusu değildir…Türkiye-Ermenistan sınırının açılması konusu bir içişleri meselesidir. Azerbaycan hiçbir zaman herhangi bir ülkenin içişlerine ve ikili ilişkilerine karışmaz. Sınır Ermenistan’ın topraklarımızı işgali üzerine tepki olarak kapanmıştı, işgal hala devam ediyor. Dolayısıyla Yukarı Karabağ sorunun konudan ayrı olup olmadığını siz söyleyin. İki ülkenin ilişkilerinin normalleşmesi, kendi kararlarına bağlıdır. Türkiye ile Azerbaycan tarihsel, kültürel ve birçok alanda yakın bağı olan ülkeler. Ancak bu Türkiye’nin seçimi. Azerbaycan olarak karar ne olursa olsun anlayacağız.”</p>
<p>Azerbaycan’ın en tepesindeki ismin Türkiye’den, “herhangi bir ülke”, düne kadar kırmızı çizgimiz olan sınırların açılması ile ilgili şartlarımızdan, “<strong>iç işleri</strong>”  diye bahsedebilmesi acaba nasıl bir kırgınlığın sonucudur ve içimizi hiç acıtmıyor mu?</p>
<p>Türkiye-Ermenistan ilişkileri “<strong>normalleşiyor</strong>” mu?.. Yoksa biz haklı tezlerimizden birer birer vazgeçerken, onlar iftiralarını daha da güçlendirip, sağlama mı alıyor? Görünen köy kılavuz istemiyor!..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bilig.org/sozde%e2%80%99ler-ve-wilson-ermenistan%e2%80%99i.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
