Bu yazı, Ötüken dergisinin Ocak-Şubat 2024 tarihli 205. sayısında yayımlanmıştır. Not: Ocak-Şubat 2024 tarihli 205. sayı, Aralık 2024’te basılmıştır.
Künye: Çınar, E. (2024, Ocak-Şubat). Necip Asım Yazıksız. Ötüken, 205, 70-72.
Bu yazı, Dr. Ercüment Sarıay’ın “Necip Asım Yazıksız” adlı kitabını konu edinmiş ve yazıda, eserin Alka Yayınevi tarafından Ankara’da yayımlanan Ağustos 2020 tarihli birinci baskısı ele alınmıştır.
Künye: Sarıay, E. (2020). Necip Asım Yazıksız. Alka Yayınevi.
Eserin “Ön Söz”ünde Necip Asım Yazıksız’ın “Türk milliyetçiliğinin kültürel temellerinin atılmasında büyük çaba gösteren ilim adamlarından” olduğunu ifade eden ve Necip Asım Yazıksız hakkında yapılan çalışmaların yetersiz olduğuna dikkat çeken yazar, yazımıza konu olan çalışmaya yönelmesindeki en önemli etkenin de bu yetersizlik olduğunu belirtmektedir.
Eserin “Giriş” bölümünde, çalışmanın amacının Necip Asım’ın hayatının ve Türk tarihi, dili ve kültürüyle ilgili fikir ve eserlerinin ortaya koyulması olduğu ifade edilmektedir. Necip Asım hakkında yapılan çalışmalara örnek olarak David Kushner’ın “Türk Milliyetçiliğinin Doğuşu” adlı eserini gösteren ve Bahaî Efendi’nin (Veled Çelebi İzbudak) “Teracim-i Ahvâl” makalesinden ilk elden kaynak olarak faydalandığını ifade eden yazar, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden ve Emekli Sandığı’ndan sağlanan belgelerden ise onun meslek hayatına dair bilgilerin elde edildiği bilgisine yer vermektedir. Yazar, çalışmada Necip Asım’ın büyük bir kısmı Osmanlı Türkçesiyle yazılmış olan makaleleri ile kitaplarının karşılaştırılıp bunlardan ilk elden kaynak olarak yararlanıldığını ve buna ek olarak, İkdam gazetesinde yer alan makalelerin de gözden geçirildiğini ifade ederek önemli düşünürlerin Necip Asım hakkındaki fikirlerine yer verildiğini belirtmektedir.
Eserin “Ön Söz” ve “Giriş” bölümlerini; “1. Türkçülük Fikrinin Tarihî Gelişimi”, “2. Necip Asım’ın Hayatı”, “3. Necip Asım’ın Eserleri”, “4. Tarih, Dil ve Kültür Anlayışı” ve “5. Necip Asım’a Dair Yorumlar” olmak üzere beş bölüm takip etmekte ve yazarın, söz konusu çalışma ve Necip Asım hakkındaki genel değerlendirmelerinin yer aldığı “Sonuç” bölümüyle eser noktalanmaktadır. Buradan itibaren, eserin söz konusu beş bölümü ele alınacaktır.
1. Türkçülük Fikrinin Tarihî Gelişimi
Bu bölümde Türkçülüğün tarihî gelişimi hakkında bilgilere yer verilmektedir. Kitapta ifade edildiği üzere, 20. yüzyılın başlarında, Türk millî kimliğine dayanan bir devletin kurulmasına yönelik bir ortamdan söz etmek mümkün değildir zira millî bilinç henüz emekleme aşamasındadır. Bu ortamın sağlanması, millî bilincin oluşup güçlenmesiyle mümkün olmuştur. Millî bilincin gelişimi ise Türkçülükle mümkün olmuştur. Önce kültürel alanda değişim getiren Türkçülük, daha sonra siyaseti de etkisi altına alarak Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açmıştır.
Eserde, Türklük bilincinin oluşumuna katkıda bulunan nedenlere örnek olarak şunlara yer verilmektedir: Avrupa’da ortaya çıkan millet bilincinin doğurduğu milliyetçi hareketler, Avrupalıların Osmanlı’dan bahsederken “Türk” ve “Türkiye” sözcüklerini kullanmaları ve Türkler hakkındaki lehte ve aleyhteki yazıları, oryantalistlerin Türklerle ilgili bilimsel çalışmaları, Anadolu’ya yönelik siyasi ve sosyal nedenlere dayanan göçler, Hristiyan azınlıkların bağımsızlık ilan ederek ayrılmasının ardından geriye kalan Müslüman kitleden olmalarına rağmen Arnavutların ve Arapların ayrılıkçı hareketleri. Tüm bu nedenler, Türklerde millî bilincin oluşmasına katkıda bulunmuştur.
Buradaki önemli bir husus ise Anadolu’ya yönelik siyasi ve sosyal nedenlere dayanan göçlerdir. Zira bu kapsamda Gaspıralı İsmail, Akçuraoğlu Yusuf, Ağaoğlu Ahmet ve Hüseyinzade Ali gibi Türk fikir adamları Rusya’dan göç ederek Anadolu’ya gelmiş ve burada Türkçülüğe önayak olmuştur.
Eserin bu bölümü, ilk Türkçü dernek olup 1908’de kurulan Türk Derneği ile 1912’de kurulan Türk Ocağı ve bunların dergilerine değinilerek noktalanmaktadır.
2. Necip Asım’ın Hayatı
Bu bölümde Necip Asım’ın hayatı iki başlık altında ele alınmaktadır.
2.1. Ailesi, Çocukluğu ve Eğitimi: Osmanbeyzade Mehmed Asım Bey ve Gülşah Hanım çiftinin oğlu olarak 29 Aralık 1861’de dünyaya gelen Necip Asım, ilk ilmî bilgileri hocası Abdurrahim Efendi’den almış ve sonrasında Hoca Ebubekir Vahid Efendi’den Farsça ve Türkçe dersi almıştır. 1875’te Şam Askerî İdadisi’ne kaydolarak burada iki yıl okuduktan sonra Dersaadet İdadi-i Şahanesi’ne ikinci sınıftan naklolmuş, 1879’da da Harbiye-i Şahane’den mülâzım-ı sâni rütbesiyle mezun olmuştur.
2.2. Meslek Hayatı: Necip Asım birçok farklı yerde çalışmıştır. Erkân-ı Harbiye-i Umumiye’nin beşinci şubesine atanmış, aynı yıl Koca Mustafa Paşa Askerî Rüştiyesi’ne lisan hocası olarak atanmış ve burada bir yıl ders verdikten sonra önce Toptaşı Askerî Rüştiyesi’ne, buradan da Fatih Rüştiyesi’ne lisan hocası olarak atanmıştır. 1902’de Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye ile Aşiret Mektebi’nde öğretmen olarak görev yapan Necip Asım, 1909’da Darülfünun’a Türk dili hocası olarak tayin edilmiş ve bu sırada TBMM’nin III. dönem seçimlerinde Erzurum’dan milletvekili seçilmiş, bunu da IV ve V. dönem milletvekilliği takip etmiştir. 13 Aralık 1935’te hayatını kaybeden Necip Asım’ın kabri İstanbul’da, Sahrayıcedit Mezarlığı’nda bulunmaktadır.
3. Necip Asım’ın Eserleri
Bu bölümde Necip Asım’ın eserleri üç başlık altında ele alınmakta ve bu başlıklar da ilgili alanlardaki kitap ve makaleleri olmak üzere kendi içinde iki alt başlığa ayrılmaktadır.
3.1. Tarih Alanındaki Eserleri: Yazımıza konu olan eserde, Necip Asım’ın tarih alanına giren kitapları şöyle sıralanmaktadır: Türk Tarihi, Osmanlı Tarihi, Celalüttin Harezemşah, Sitler, Gök Sancak, Osmanlı Tarihi Nüvisleri ve Müverrihleri, Türk Tarihi Umumiyesi. Bunların arasından “Türk Tarihi” adlı kitabı, Türk tarihine bütüncül bir bakış açısıyla yazılmış ve modern tarih yazıcılığına geçiş aşamasındaki ilk eser olarak değerlendirilmekte olup Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp tarafından övülmüş olması ve Atatürk’ün altını çizerek okuduğu bir kitap olması bakımından dikkate değerdir. Necip Asım’ın tarih alanına giren makaleleri ise Tarih-i Osmanî Encümeni Mecmuası’nda 21, Türk Yurdu dergisinde 6, Darülfünun Edebiyat Fakültesi Mecmuası’nda 5, İkdam gazetesinde 5 adet olmak üzere toplamda 37 adet olarak belirtilmektedir.
3.2. Dil Alanındaki Eserleri: Eserde, Necip Asım’ın dil alanına giren kitapları şöyle sıralanmaktadır: Millî Aruz, Yeni Tertipde Muhtasar Osmanlı Sarfı, Ural ve Altay Lisanları, Hibetü’l-Hakayık, Lügat-i İlmiye ve Fenniye, Pek Eski Türk Tarihi, Osmanlı Sarfı, Divan-ı Lügati’t-Türk’ten Mehuz Eski Savlar, Mükemmel Sarf ve Nahv-i Osmanî, Orhun Abideleri. Necip Asım’ın bu alandaki makaleleri ise İkdam gazetesinde 30, Darülfünun Edebiyat Fakültesi Mecmuası’nda 16, Türk Yurdu dergisinde 15, Malûmat Mecmuası’nda 11, Maarif Mecmuası’nda 8, Türkiyat Mecmuası’nda 3, Bilgi Mecmuası’nda 1, Millî Tetebbular Mecmuası’nda 1 adet olmak üzere toplamda 85 adet olarak belirtilmektedir.
3.3. Diğer Eserleri: Necip Asım’ın tarih ve dil alanlarının dışında kalan muhtelif alanlarda ortaya koyduğu eserlere bu alt başlıkta yer verilmektedir. Kitapları şöyle sıralanmaktadır: Kitab, Bektaşi İlm-i Hâli. Eserde, Ahmet Yüksel tarafından Necip Asım’a ait olduğu belirtilen şu kitaplara da ayrıca yer verilmektedir: Mebadı-i Fenni Resmi, Arkadaş Bana Fransızca Öğret, Ziya ve Hararet, Ferid, Güvercin Postası, Muhtasar Osmanlı Sarfı, Lugat-i Musâhabât, Ev Kızı, Nefer ve Onbaşının Vezaifi Seferiyesi, Kıraatı Askeriye, İhtiraat-ı Mühimme-i Cisime, Usul-ı Fransevi, Kıraat-ı Fenniye, Medrese-i Edeb, Medeniyete Hizmet. Makalelerinden ise Malûmat Mecmuası’nda 6, İkdam gazetesinde 6, Türk Yurdu dergisinde 3, Anadolu Mecmuası’nda 1 adet olmak üzere toplamda 16 adedine yer verilmektedir.
4. Tarih, Dil ve Kültür Anlayışı
Bu bölümde Necip Asım’ın tarih, dil ve kültür hakkındaki görüşlerine yer verilmekte ve bunlar üç başlık altında ele alınmaktadır.
4.1. Tarih Anlayışı: Necip Asım, dönemin Osmanlı tarihi yazarlarının yaklaşımını eleştirmiş ve onların eserlerinin daha ziyade edebî nitelikte olduğunu ifade ederek tarihe bütüncül yaklaşılması ve tarihi olaylar ele alınırken onların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi yönlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Bununla birlikte, sadece Osmanlı ve İslam tarihi ile sınırlı kalınmayıp İslam öncesi Türk tarihine de odaklanılması gerektiğini savunmuştur.
4.2. Dil Hakkındaki Görüşleri: Necip Asım, gerekli olması hâlinde yabancı dillerden sözcüklerin alınmasının doğal olduğunu belirtmiş fakat doğal olmayanın, buna yabancı dillerin kurallarının da dâhil edilerek dilin yapısının bozulması olduğunu ifade etmiştir. Dilde sadeleşmeyi savunmuş, amacının ise ortalama bir Türk’ün anlayabileceği bir dilin kullanımı olduğunu belirtmiştir.
4.3. Türk Kültürü Hakkındaki Görüşleri: Necip Asım, millî bir edebiyata muhtaç olunduğunu belirterek İran’a veya Batı’ya yönelinmemesi gerektiğini ifade etmiştir. Arap ve Acem taklidi nedeniyle Osmanlı’da klasiklerin az olduğunu belirten Necip Asım, Avrupa’yı taklit etmenin de aynı sonucu doğuracağını savunmuştur. Bununla birlikte, Osmanlı’nın müzikte yabancıları taklit ederek halkın millî müziğini ihmal ettiğine de değinmiş, sanatta ve mimaride de millî olunması gerektiğini vurgulamıştır.
5. Necip Asım’a Dair Yorumlar
Eserin bu bölümünde, muhtelif yazarların Necip Asım hakkındaki yorumları yer almaktadır. Necip Asım’ın vefatının 20. yıl dönümü münasebetiyle Türk Yurdu dergisi tarafından kaleme alınan bir makaleye ve Hüseyin Namık Orkun, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Abdülhak Şinasi Hisar, Agop Dilaçar ve Enver Behnan Şapolyo tarafından kaleme alınıp muhtelif dergilerde yayımlanmış yazılara yer verilmektedir.
***
Sunduğu büyük katkılarla Türklüğe ve Türkçülüğe hizmet etmiş olan değerli büyüğümüz, Türk tarihi müellifi Necip Asım Yazıksız’ın aziz hatırasına saygıyla…



