Bu yazı, Ötüken dergisinin Temmuz-Ağustos 2024 tarihli 208. sayısında yayımlanmıştır. Not: Temmuz-Ağustos 2024 tarihli 208. sayı, Haziran 2025’te basılmıştır.
Künye: Çınar, E. (2024, Temmuz-Ağustos). Kâzım Karabekir’in Günlüklerinde Atsız ve Türkçüler. Ötüken, 208, 44-45.
Millî mücadelemizin önemli simalarından olan Kâzım Karabekir Paşa, 1906 yılından 1948 yılına kadar kaleme aldığı günlükleriyle döneme ışık tutan önemli bir kaynak sağlamıştır. Bu günlüklerden dört tanesi, Atsız ve Türkçüler ile ilgili olması bakımından dikkat çekicidir. Söz konusu günlüklerin üçünde Atsız’ın adı geçmekte, birinde ise 19 Mayıs 1944’te İsmet İnönü’nün Türkçüleri hedef alan konuşmasından bahsedilmektedir. Bu yazıda, Kâzım Karabekir’in söz konusu günlükleri tanıtılıp onlara yer verilecektir.
Kâzım Karabekir, 18 Ağustos 1941 tarihli günlüğünde, Atsız’ın Çınaraltı dergisinde yayımlanan “Türk tarihine bakışımız nasıl olmalı?” başlıklı makalesinden bahsetmekte ve makalenin ilmî olup mevcut tarih yazımını eleştirdiğini ifade etmektedir. Bununla birlikte, bu makalesi nedeniyle, En Son Havadis gazetesi tarafından üniversitelerin Atsız aleyhinde kışkırtıldığından bahsetmekte ve gazetede Atsız’ın aleyhinde yayımlanan bir mektupta yazılanları soysuzluk ve soytarılık olarak nitelemektedir:
18 Ağustos 1941 Pazartesi
Çınaraltı adlı bir mecmua intişara başlamış, ikinci numara da çıkmış. Birincisinde “Atsız” imzasıyla “Türk bakışımız nasıl olmalı” diye bir makale var. İlmidir. Mevcut yeni tarihleri fena tenkit etmiş ve bir yerinde şöyle demiş: “Görülüyor ki Türk tarihi tımarhane metotlarına göre kurulmak istenmiştir. Bunun ne acıklı neticeler vereceği ise meydandadır. Güvensizlik ve alay.” Nizamettin Nazif’in başmuharrir olduğu En Son Havadis gazetesi “Atatürk’e Saygı” diye tahrikât yapıyor. Üniversiteleri Atsız aleyhinde tahrik ediyor. Dünkü nüshasında bazı mülakatlar ve Ankara Dil ve Tarih Fakültesi’den bir ses diye Sami Özerdim imzalı bir mektup var. Tarih Fakültesi talebesi hakikatle değil, kötü politikacılıkla uğraşıyor. Makalenin sonunda “Atsız adı, artık doğrulmamak üzere çökmüştür. Bu, Ata’nın ölümünden sonra ikinci misal, ikinci ibrettir” diyerek soysuzluğunu ve soytarılığını gösteriyor. (Karabekir, 2024: 1220)
24 Kasım 1942 tarihli günlüğünde, Kâzım Karabekir; Samih Nafiz Tansu, Atsız ve eşinin (Bedriye Atsız) kendisini ziyaretlerinden bahsetmekte ve tesadüfen Cafer Tayyar (Eğilmez) Paşa’nın da orada bulunduğu bu ziyarette Samih Nafiz Tansu’nun, bir eserinde kendisinden yanlış bir şekilde bahsettiğinden ötürü üzgün ve mahcup olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, vefatı münasebetiyle, General Osman (Nuri) Koptagel’den de bahsetmektedir:
24 Kasım 1942 Salı
Hava yağmurlu.
Kabataş Lisesi tarih öğretmeni Samih Nafiz Tansu, Atsız ve refikası ziyaretime geldiler. Tesadüfen Cafer Tayyar Paşa da bulundu. Tansu 1938’de neşrettiği inkılâp tarihi eserinde benden bir yerde, o da doğru olmayarak bahsettiğinden müteessir ve mahcup. Harput Valisi Ali Galip’in tenkili hususunda ve bütün İstiklâl Harbimizin esasları üzerinde benden ve Paşa’dan izahlar aldıktan sonra daha çok müteessir oldu. Esasen son zamanlarda bu mesele hakkında aldığı malumatla şimdiye kadar masal haline getirilen tarihimize acıdığını yana yakıla anlattı.
Malatya Mebusu General Osman Koptagel Ankara Numune Hastanesi’nde ölmüş. Şark’ta 12. Fırka komutanı idi. Garp Cephesine gönderdiğim üç tümenden biridir. Afyon taarruzunda netice-i katiyeyi alan tümendir. (Karabekir, 2024: 1295)
Kâzım Karabekir, 3 Mayıs 1944 tarihli günlüğünde, Başbakan Şükrü Saracoğlu’na hitaben Orhun dergisinde yayımlanan açık mektupları nedeniyle Atsız hakkında hakaret davası açıldığından ve davanın görüldüğü gün gerçekleşen protesto gösterilerinden bahsetmektedir:
3 Mayıs 1944 Çarşamba
Yüksek mektepler talebesi Başvekâlet ve Hükümet önünde nümâyiş yapmışlar. Başvekil Bursa’da idi. Sebebi: Atsız’ın bazı gençlerin komünist oldukları halde muallimliklerde bulunduğundan Başvekâlete açık mektup diye Orhun mecmuasında makaleler yazmıştı. Bunlardan biri hakaret davası açmıştı. İlk mahkemede talebe nümâyişi olduğundan bugünkü mahkeme hafi yapılmış. Talebe bunu protesto etmişler. Bazıları tevkif olunmuş. (Karabekir, 2024: 1362-1363)
Bilindiği üzere, Atsız, Orhun dergisinin 15 ve 16. sayılarında yayımladığı “Başvekil Saracoğlu Şükrü’ye Açık Mektup” ve “Başvekil Saracoğlu Şükrü’ye İkinci Açık Mektup” başlıklı açık mektuplarıyla dönemin başbakanını komünizm tehlikesine karşı uyarmıştı. Bu açık mektupların ikincisinde ise eğitim alanına giren komünistlerden bahsetmiş ve bunlardan biri olan Sabahattin Ali için, yazmış olduğu bir şiirinde İsmet İnönü ve Ali Çetinkaya hakkında sarf ettiği sözler nedeniyle, “vatan haini” ifadesini kullanmıştı. Günlükte Kâzım Karabekir’in, Atsız’a hakaret davası açtığından bahsettiği kişi Sabahattin Ali olup gerekçe olarak Atsız’ın “vatan haini” ifadesi öne sürülmüştü. Bununla birlikte, bir hakaret davası olarak başlayan süreç, bilinen adıyla “Irkçılık-Turancılık Davası” hâlini alarak Türkçülerin tabutluklara atıldığı bir yıldırma sürecine dönüşmüştür.
Kâzım Karabekir’in bu yazıda ele alınacak son günlüğü olan 19 Mayıs 1944 tarihli günlüğü ise yukarıda bahsedilen süreçle bağlantılıdır. Günlüğünde, İsmet İnönü’nün 19 Mayıs Stadyumu’nda yaptığı ve Türkçüleri hedef alan konuşmasından bahsetmektedir. İnönü’nün söz konusu konuşmada Türkçülere karşı ağır sözler söylediğinden ve ülke tehlike altındaymış gibi kaygılı olduğundan bahsetmekte ve bu konuşmanın 19 Mayıs kutlamaları sırasında yapılmış olmasını doğru bulmadığını ifade etmektedir:
19 Mayıs 1944 Cuma
19 Mayıs Stadyumu’nda İnönü’nün nutku (kesik). Turancılık ve ırkçılık görenlere karşı ağır sözlerle dolu ve sanki memleket tehlikede imiş gibi çok kaygılı. Bu sözlerin bugün neşelenecek çocuklara söylenmesi ve hele Reisicumhur tarafından iradını hiç de doğru bulmadım. Lâzımsa Dahiliye Vekili veya Maarif Vekili tamim yapar ve nihayet bütçe müzakeresinde söylerdi. (Karabekir, 2024: 1364)
Kaynaklar
Karabekir, K. (2024). Günlükler (1906-1948) (2. Cilt) (4. Baskı). Yapı Kredi Yayınları.



